Kedisiyle ya da köpeğiyle Avrupa’ya gitmeyi planlayan herkesin bilmesi gereken bir tarih var: 22 Nisan 2026. Bu tarihte Avrupa Birliği’nin evcil hayvan hareketlerini düzenleyen mevzuatı el değiştirdi. Yıllardır rehberlerde geçen 576/2013 sayılı tüzük artık geçerli değil; yerini 2026/131 sayılı Komisyon Yetki Devrine Dayanan Tüzüğü aldı.
Daha önemlisi, Türkiye’den gidenler için sürecin en az dört ay önceden başlaması gerekiyor — ve bunun sebebi bilet ya da randevu değil, bir kan testinin takvimi. Bu yazıda güncel kuralları resmî metinden aktarıyoruz.
Kısa cevap: yeni tüzük, aynı omurga, net takvim
Yeni düzenleme 20 Ocak 2026’da kabul edildi, 27 Mart 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve 22 Nisan 2026’dan itibaren uygulanıyor. Eski tüzük aslında 2021’de yürürlükten kaldırılmıştı ama geçiş hükmü sayesinde 21 Nisan 2026’ya kadar uygulanmaya devam etmişti. Yani 2026 baharı, gerçek geçişin yaşandığı an.
Temel şartlar şunlar:
- Kimliklendirme: Enjekte edilebilir mikroçip zorunlu. 3 Temmuz 2011’den önce yapılmış ve hâlâ okunabilen dövme de geçerli sayılıyor.
- Kuduz aşısı: Tam birincil aşı serisi, hareket tarihinden en az 21 gün önce tamamlanmış olmalı.
- Sayı sınırı: Tek bir ticari olmayan harekette en fazla 5 hayvan. Bu sayı aşılır ve istisna koşulları sağlanmazsa hareket artık “ticari” sayılıyor ve çok daha ağır bir rejime giriyor.
- Refakat: Hayvanın sahibiyle birlikte seyahat etmesi esas. Yetkilendirilmiş bir kişi taşıyacaksa, bu hareket sahibin hareketinden itibaren en fazla 5 gün içinde gerçekleşmeli.
Türkiye “listelenmemiş ülke” — ve bu her şeyi değiştiriyor
Avrupa Komisyonu’nun resmî listesinde iki grup ülke var. Bu listelerdeki ülkelerden gelen kedi, köpek ve gelinciklerde kuduz antikor titrasyon testi aranmıyor.
- Birinci grup: Andorra, İsviçre, Faroe Adaları, Cebelitarık, Grönland, İzlanda, Liechtenstein, Monako, San Marino, Vatikan.
- İkinci grup: Aralarında Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Rusya dışı Balkan ülkelerinden Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan’ın bulunduğu geniş bir liste.
Türkiye bu listelerin hiçbirinde yok. Sonuç doğrudan: Türkiye’den AB’ye giden bir kedi ya da köpek için kuduz antikor titrasyon testi zorunlu.
Dört aylık takvimin kaynağı
Testin kuralları, ilgili AB tüzüğünün ekinde tek tek yazılı:
- Kan örneği, yetkili makamca yetkilendirilmiş bir veteriner tarafından, birincil aşılamadan en az 30 gün sonra alınmalı.
- Örnek alma dönemi, sertifikanın düzenlenme tarihinden 3 ay öncesine kadar uzanıyor — yani örnekle sertifika arasında en az üç ay olmalı.
- Ölçülen nötralize edici antikor düzeyi 0,5 IU/ml’ye eşit ya da bundan büyük olmalı.
- Sonuç, resmî laboratuvarın raporuyla belgelenmeli ve raporun bir kopyası sağlık sertifikasına eklenmeli.
Toplayın: aşı, sonra 30 gün, sonra kan örneği, sonra 3 ay. Yaklaşık dört ay. Yaz tatili için nisanda harekete geçmek geç bile olabilir.
Bir rahatlatıcı ayrıntı da var: titrasyon testi olumlu sonuçlanmış bir hayvan, birincil aşının geçerlilik süresi içinde yeniden aşılanmışsa testi tekrarlamak gerekmiyor. Yani bu dört aylık süreç, aşı zinciri kesilmediği sürece bir kez yaşanıyor.
Belge: pasaport değil, sağlık sertifikası
Sık karıştırılan nokta burası. AB evcil hayvan pasaportu, sahibinin daimi ikametinin bulunduğu AB ülkesinde düzenleniyor. Türkiye’de ikamet eden bir sahip için düzenlenen belge pasaport değil, hayvan sağlık sertifikası.
Sertifikanın geçerlilik süresi tüzükte net: AB’ye giriş noktasındaki belge ve kimlik kontrollerinden itibaren altı ay ya da kuduz aşısının geçerliliğinin bitiş tarihi — hangisi daha önce geliyorsa o. Uzun bir Avrupa turu planlıyorsanız bu tarihi takviminize işleyin.
Giriş noktası serbest değil
Bir başka zorunluluk: listelenmemiş bir ülkeden gelen kedi, köpek ve gelincikler AB’ye ancak üye devletin bu iş için belirlediği bir “yolcu giriş noktası”ndan girebiliyor. Yani rastgele bir havalimanına inip “nasılsa AB’deyim” demek işlemiyor; varış havalimanının bu amaçla tanımlanmış olması gerekiyor.
Şerit tedavisi: İrlanda, Malta, Finlandiya ve Norveç
Bazı ülkeler Echinococcus multilocularis açısından “hastalıktan arî” statüde. Bu ülkelere köpekle girecekseniz, girişten en fazla 120 saat, en az 24 saat önce onaylı bir tedavi uygulanmış olmalı ve bu, belgeye işlenmeli.
Yavrular için istisna var ama otomatik değil
Hiç aşılanmamış 12 haftalıktan küçük ya da aşılanmış olup 21 günü doldurmamış 12–16 haftalık yavrular için AB içi hareketlerde istisna tanınabiliyor. Ancak koşullu: varış ülkesinin bu tür hareketlere genel olarak izin verdiğini kendi resmî internet sitesinde ilan etmiş olması gerekiyor. Yani istisna, ülkenin tercihine bağlı.
Birleşik Krallık ayrı bir rejim
Brexit sonrası Birleşik Krallık kendi kurallarını uyguluyor ve bunlar AB’ninkiyle birebir aynı değil. Resmî rehberden öne çıkan maddeler:
- Mikroçip, kuduz aşısından önce yapılmış olmalı. Sıra tersse aşı geçerli sayılmıyor.
- Kuduz aşısından sonra en az 21 tam gün beklenmeli.
- Yalnız köpekler için şerit tedavisi: varıştan en az 24 saat, en fazla 5 gün önce.
- Girişin onaylı bir güzergâhtan yapılması gerekiyor.
- Kurallara uyulmazsa hayvan 4 aya kadar karantinaya alınabiliyor ya da girişi reddedilebiliyor.
Not: Birleşik Krallık, AB’nin titrasyon testi muafiyeti listesinde yer alıyor — yani BK’dan AB’ye dönüşte test aranmıyor. Ters yön ise BK’nın kendi kurallarına tabi. İngiltere tarafındaki giriş kurallarının genel çerçevesini UK ETA yazımızda ele almıştık.
Kabin mi, ambar mı? Bunu mevzuat değil havayolu belirliyor
Burada bir kavram karışıklığını düzeltmek gerekiyor. IATA’nın Canlı Hayvan Yönetmeliği, ticari havayollarında canlı hayvan taşımacılığının dünya çapındaki referans standardı. Ancak IATA kendi sayfasında sınırı açıkça çiziyor: canlı hayvan taşımacılığına ilişkin kuralları koymak ve uygulamak hükümetlerin işi; IATA yalnızca yönetmeliği yayımlıyor.
Pratik sonuç: hangi hayvanın kabine, hangisinin ambara gireceği, ölçü ve ağırlık sınırları taşıyıcının kendi politikası. İki örnek, taşıyıcıların kendi resmî sayfalarından:
- Kabinde ağırlık sınırı incelediğimiz iki taşıyıcıda da hayvan ve çanta toplamı için 8 kg olarak veriliyor; ancak çanta ölçüleri farklı — birinde 23×30×40 cm, diğerinde 46×28×24 cm.
- Ambar sınırları daha da ayrışıyor: bir taşıyıcıda hayvan ve kafes toplamı 50 kg, diğerinde 75 kg.
- Kabin hakkı her sınıfta yok: incelediğimiz taşıyıcılardan birinde kıtalararası Business ve Premium sınıflarında kabinde hayvan taşınamıyor.
- Rezervasyon süresi ve yaş: bir taşıyıcı uçuştan en az 48 saat önce rezervasyon ve hayvan için en az 15 haftalık yaş şartı koyuyor.
Ücretler sabit değil: incelediğimiz taşıyıcılardan biri tek yön için 70 € ile 500 € arasında değişen, rotaya bağlı bir aralık veriyor; diğeri sabit rakam yerine hesaplama aracına yönlendiriyor. Bu yüzden bileti almadan önce taşıyıcının kendi sayfasından teyit almak şart.
Basık burunlu ırklar neden ambara alınmıyor?
İncelediğimiz taşıyıcılardan biri gerekçeyi kendi sayfasında açıkça yazıyor: basık burunlu hayvanlar, yüksek sıcaklık ve stres nedeniyle uçuş sırasında nefes almakta zorlanabiliyor. Bu nedenle çoğu basık burunlu ırk ambarda taşınmıyor; alternatif olarak kabin ya da ayrı bir kargo hizmeti sunulabiliyor.
Yola çıkmadan kontrol listesi
- Takvimi tersten kurun. Uçuş tarihinden geriye doğru sayın: sertifika, öncesinde en az 3 ay, öncesinde kan örneği, öncesinde 30 gün, öncesinde aşı.
- Mikroçipin aşıdan önce olduğundan emin olun. Birleşik Krallık bunu açıkça şart koşuyor.
- Varış havalimanının yolcu giriş noktası olup olmadığını doğrulayın.
- Aktarma yapıyorsanız aktarma ülkesinin kurallarına da bakın — transit, giriş sayılabiliyor.
- Taşıyıcının ölçü ve ağırlık sınırlarını çantayı almadan önce okuyun. Ölçüler taşıyıcıdan taşıyıcıya değişiyor.
- Poliçenizi kontrol edin. Seyahat sigortalarında evcil hayvan çoğunlukla kapsam dışı; ayrıntısını sigortada 12 kritik hata yazımızda derledik.
Uçuş tarafındaki genel yolcu haklarını Seyahatte Haklar bölümünden, evcil hayvanla seyahatin genel çerçevesini ise ayrı bir rehberde bulabilirsiniz. Bir uyarı: bir yolcu, evcil hayvanına ilişkin belgeleri eksik olduğu için uçağa alınmazsa, bu Avrupa Birliği tazminat tüzüğü anlamında “boarding reddi” sayılmıyor — yani tazminat doğmuyor. Bu ve benzeri istisnaları AB yolcu hakları kılavuzu yazımızda anlattık.
Özetle
AB’nin evcil hayvan mevzuatı 22 Nisan 2026’dan itibaren 2026/131 sayılı tüzükle yürüyor; eski 576/2013 rejimi 21 Nisan 2026’da sona erdi. Temel şartlar mikroçip, hareketten en az 21 gün önce tamamlanmış kuduz aşısı ve tek harekette en fazla 5 hayvan. Türkiye, AB’nin muafiyet listelerinde yer almıyor; bu nedenle kuduz antikor titrasyon testi zorunlu. Test takvimi süreci uzatan asıl unsur: kan örneği aşıdan en az 30 gün sonra alınmalı ve sertifikanın düzenlenmesinden en az 3 ay önce olmalı — toplamda yaklaşık dört ay. Antikor düzeyi en az 0,5 IU/ml olmalı. Türkiye’de ikamet edenlere pasaport değil hayvan sağlık sertifikası düzenleniyor ve bu belge, giriş kontrollerinden itibaren altı ay ya da aşının bitiş tarihine kadar — hangisi önceyse — geçerli. Giriş yalnızca belirlenmiş yolcu giriş noktalarından yapılabiliyor. İrlanda, Malta, Finlandiya ve Norveç gibi arî statüdeki yerlere köpekle girişte 24–120 saat aralığında şerit tedavisi aranıyor. Birleşik Krallık ayrı bir rejim uyguluyor: mikroçip aşıdan önce, şerit tedavisi 24 saat–5 gün aralığında ve onaylı güzergâh zorunlu; uyulmazsa 4 aya kadar karantina gündeme geliyor. Kabin mi ambar mı sorusunun cevabı ise mevzuatta değil: IATA’nın kendi ifadesiyle kuralları koymak hükümetlerin işi, ölçü ve ağırlık sınırlarını ise taşıyıcılar kendi politikalarıyla belirliyor.



