“Balkan Ekspresi” adını duyan pek çok kişi, bunun 1990'larda başlayan yeni bir hat olduğunu düşünür. Oysa bu isim, Avrupa demiryolu tarihinde neredeyse bir asırlık bir geçmişe sahip ve İstanbul'u Orta Avrupa'ya bağlayan efsanevi hatların en dayanıklılarından birine ait. Sirkeci Garı'nın ıslak taşları üzerinde onlarca yıl yankılanan bu tren, iki dünya savaşı, Soğuk Savaş'ın bitişi ve nihayet bir mega altyapı projesinin gölgesinde tarih sahnesinden çekildi. Peki Balkan Ekspresi gerçekte ne zaman başladı, hangi güzergâhlardan geçti ve neden sona erdi? Gelin, gerçek tarihini adım adım inceleyelim.

Balkan Ekspresi'nin Kökeni: 1916'ya Uzanan Bir Hikaye

Balkan Ekspresi ismi ilk kez 1 Ocak 1916'da, yani I. Dünya Savaşı'nın ortasında kullanıldı. Bu ilk versiyon, Berlin ile İstanbul arasında çalışan bir yataklı vagon servisiydi ve Dresden, Viyana, Belgrad ile Sofya üzerinden geçerek yaklaşık 1.200 mil (yaklaşık 1.930 km) yol kat ediyordu. Sefer süresi 58 saat gibi günümüz standartlarına göre epey uzun bir zaman dilimiydi. Haftada iki kez düzenlenen bu hizmet, Ekim 1918'e kadar, yani savaşın sona ermesine kadar sürdü.

Yani Balkan Ekspresi'nin kökleri, sanıldığının aksine 1990'lara değil, doğrudan I. Dünya Savaşı dönemine dayanıyor. Bu da onu, Avrupa'nın en eski uluslararası tren markalarından biri hâline getiriyor — tıpkı aynı dönemde hizmet veren Şark Ekspresi gibi.

1927'den 1955'e: İsim Aynı, Güzergâh ve Dönem Değişken

Savaş sonrası dönemde Balkan Ekspresi ismi bir süre unutulsa da 1927'de yeniden gündeme geldi. Bu kez hat, Hollanda'daki Hoek van Holland limanından başlayıp Londra bağlantılarıyla birlikte İstanbul'a kadar uzanıyordu ve toplam yolculuk yaklaşık 70 saat sürüyordu. 1935 yılına gelindiğinde ise hat üzerinde hız artırımına gidilerek yolculuk süresi kısaltıldı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa demiryolu ağı yeniden yapılanırken, Balkan Ekspresi ismi Mayıs 1955'te bir kez daha canlandı. Bu sefer güzergâh, Viyana'dan Graz ve Belgrad üzerinden Atina ve İstanbul'a uzanan farklı bir hat olarak kurgulandı. Görüldüğü gibi “Balkan Ekspresi” aslında tek bir sabit hattın değil, onlarca yıl boyunca farklı güzergâhlarla yeniden doğan bir marka ismin öyküsü.

Soğuk Savaş Sonrası Yeniden Doğuş: 1991 Balkan Ekspresi

Bugün pek çok kaynakta “Balkan Ekspresi 1991'de seferlerine başladı” şeklinde geçen bilgi, aslında hattın en son ve en tanınan modern versiyonuna işaret ediyor. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte Balkan yarımadasında demiryolu bağlantıları yeniden canlandırılmış ve Ex 412/413 sefer numarasıyla anılan yeni bir Balkan Ekspresi, İstanbul'dan Sofya ve Belgrad üzerinden Budapeşte'ye kadar uzanan bir hat olarak hizmete girmişti. Hatta bu trene bağlı vagonlar, zaman zaman Košice (Slovakya) ve Varşova'ya kadar da gidiyordu.

Bu dönemde tren, beş farklı ülkenin demiryolu işletmesine ait vagonlardan oluşuyordu ve özellikle 1990'ların ilk yarısında Balkanlar'da oldukça rağbet gören bir uluslararası seferdi. Hat üzerinde Niş, Sofya, Filibe (Plovdiv) ve Edirne gibi önemli duraklar bulunuyor, tren azami 120 km/saat hızla ilerliyordu.

Ancak 2000'li yıllara girilirken bölgedeki ekonomik krizler ve çatışmalar nedeniyle yolcu sayısında ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun sonucunda hat, Budapeşte'den Belgrad'a kadar kısaltıldı — yaklaşık 341 kilometrelik bir bölüm hizmet dışı bırakıldı. Buna rağmen 2004 yılında Prag ve Kişinev'e (Chișinău) uzanan vagon bağlantıları yeniden devreye alınarak hattın uluslararası niteliği bir ölçüde korunmaya çalışıldı.

Sirkeci Garı'nın Kapanışı ve Trenin Sonu

Balkan Ekspresi'nin İstanbul ayağı, kentin en sembolik demiryolu yapılarından biri olan Sirkeci Garı'na bağlıydı. Ne var ki İstanbul Boğazı'nın altından geçen Marmaray projesi, tarihi istasyonun kaderini değiştirdi. Sirkeci Garı, Marmaray inşaatı kapsamında 12 Ağustos 2013'te resmî olarak kapatıldı; bu tarihe kadar 1955'ten beri sürdürdüğü Sirkeci-Halkalı banliyö hattı hizmetine de son verildi. Marmaray, 29 Ekim 2013'te hizmete girdiğinde tarihi gar binası artık aktif bir tren istasyonu olmaktan çıkıp müze işlevine büründü.

Balkan Ekspresi'nin kendisi ise bu sürecin biraz öncesinde, Mart 2013'te seferlerine son verdi — çünkü Sirkeci'deki altyapı, uluslararası sefer trafiğini kaldıramayacak hâle gelmişti. Böylece bir asra yakın süredir farklı isim ve güzergâhlarla yaşayan Balkan Ekspresi efsanesi, bu tarihte fiilen kapanmış oldu.

Bugün Ne Kaldı? İstanbul-Sofya Ekspresi

Balkan Ekspresi'nin tamamen unutulmaması adına, 2017 yılında “İstanbul-Sofya Ekspresi” adıyla yeni bir sefer başlatıldı. Bu yeni hat, artık Sirkeci yerine Halkalı'dan kalkıyor ve Belgrad'a kadar değil, yalnızca Sofya'ya kadar uzanıyor. Modern vagonlarla işletilen bu servis, eski Balkan Ekspresi'nin görkemli güzergâhının sadece bir bölümünü yaşatabiliyor.

Balkan Ekspresi'nin hikâyesi aslında Avrupa demiryolu tarihinin küçük bir aynası gibi: savaşlarla kesintiye uğrayan, siyasi sınırlarla yeniden şekillenen, ekonomik krizlerle küçülen ve nihayet bir modern altyapı projesine yenilen bir hat. Yine de bugün Sirkeci Garı'nın tarihi binasında dolaşan ziyaretçiler, bir zamanlar bu perondan kalkıp Budapeşte'ye, hatta Varşova'ya kadar uzanan vagonların izini sürebiliyor. Trenlerin demir tekerlekleri sussa da, bu hattın anlattığı hikâye demiryolu meraklıları ve gezginler için hâlâ canlılığını koruyor.

Kısacası, “Balkan Ekspresi 1991'de başladı” ifadesi yalnızca yarım bir gerçeği yansıtıyor; asıl hikâye 1916'ya, hatta Avrupa demiryollarının altın çağına kadar uzanıyor. Bu detay, sıradan bir tren seferini bile koca bir yüzyıllık Avrupa tarihinin parçası hâline getiriyor.