19 Mayıs 2022'de Esenler Otogarı'ndan bindiğim bir otobüsle başlayan bu yolculuk, aklımdan geçirdiğimden çok daha uzun ve çok daha çılgın bir hâl aldı. Plan basitti: Bulgaristan'dan girip Romanya'yı gezip bir şekilde Batı Avrupa'ya ulaşmak. Ama yol üstünde plan defalarca değişti; Moldova'ya sapan bir otobüs bileti beni önce Chişinău'ya, oradan bir günlüğüne tanınmayan bir devlete, Transdinyester'e savurdu; uçak biletleri değişti, rota Zagreb-Ljubljana yerine Milano-San Marino-Venedik-Ljubljana-Zagreb'e döndü; sonunda 19.5 saatlik bir gece yolculuğuyla Almanya'ya, oradan da Hollanda'nın içlerine kadar gittim. Toplamda 25 gün süren, İstanbul'dan başlayıp Sofya, Bükreş, Braşov, Chişinău, Tiraspol, İaşi, Milano, Rimini, San Marino, Venedik, Ljubljana, Bled, Zagreb, Bremen, Rotterdam, Amsterdam ve Den Haag'ı birbirine bağlayan bir bütçe seyahati oldu bu. Otobüs koltuklarında uyudum, gece otobüslerini otel yerine kullandım, öğrenci indirimlerini sonuna kadar sömürdüm ve her ülkede sınır kapılarının, otogarların, hostellerin ne kadar farklı işlediğini gördüm. Aşağıda gün gün, kuruşu kuruşuna neye ne kadar harcadığımı ve yol üstünde öğrendiğim küçük ama hayat kurtaran detayları anlatıyorum.

Sofya'da Başlangıç: Ucuz Otobüs, Vitosha Sokakları ve Bulgar Levası

İstanbul'dan Sofya'ya gitmenin iki yolu var: tren ya da otobüs. Tren yaklaşık 30 euroya geliyor, üstelik yataksız koltuklar için bu fiyat bir tık daha da şişiyor; ayrıca Sofya trenlerinin biletleri online satılmıyor, gara gidip elden almanız gerekiyor. Ben otobüsü seçtim ve HUNTUR firmasının biletini gişeden 21 euroya (350 TL) aldım — son dakika bir seyahat planlıyorsanız bile anlık gidip bilet alabiliyorsunuz, tükenmiyor. Buna ek olarak 9 euro (150 TL) tutan bir "yurtdışı çıkış harç pulu" ödemek zorunda kaldım. Yola çıkmadan Mustafa Market'ten bir meyve suyu, bir kek ve bir kruvasan aldım, 2.5 euro (45 TL) tuttu. Otobüs Avrupa otoyolunu kullanarak ilerliyor. Türk sınırından 21:00-21:10 arası, Bulgar sınırından da 21:10-21:55 arası geçtik. Bulgar sınırındaki tuvaletler ücretli ve sadece nakit kabul ediyor, kredi kartı geçmiyor; neyse ki hemen yanında bir ATM var, bozuk paranız yoksa oradan çekebiliyorsunuz. Sınırı geçtikten sonra manzara bir anda değişiyor: bölgede pek çok Türk yerleşim yeri, Türkçe şehir isimleri ve hatta yol kenarında bir Yeni Rakı fabrikası ile bir Liv Hospital tabelası görüyorsunuz. Molalar kısa tutuluyor — genelde sadece 10 dakikalık bir tuvalet molası veriliyor. Yol üzerinde Plovdiv (Filibe) bölgesinde durduk, Pazarcık'a ise gece 01:00 civarında ulaştık. Sofya'da konaklamak için Booking.com'un "genius" indirimiyle gecelik fiyatı 18 eurodan 13 euroya düşen H2 Hostels / Kooltoor'u seçtim; 4 kişilik karma bir yatakhanede 2 gece kaldım, toplam 13 euro (223 TL) ödedim. İlk günün toplam masrafı 45 euro (775 TL) oldu, atılan adım sayısı ise 4.000'i buldu. İkinci günde güne Starbucks'ta 2 kruvasan sandviç ve büyük bir çayla başladım — 15 BGN (7.70 euro / 130 TL). Bulgaristan Arkeoloji Müzesi'ne öğrenci indirimiyle sadece 2 BGN (1 euro / 17 TL) ödeyerek girdim, tarihi buluntular gerçekten etkileyiciydi. Akşam için Sofya'dan Bükreş'e gidecek gece otobüsümün biletini Flixbus üzerinden aldım: 30 BGN (15 euro / 250 TL), gece 23:30'da kalkıp sabah 06:00'da varan bir sefer. City Hall Bazaar'dan hatıra olarak 4 magnet aldım (12 BGN / 6 euro / 102 TL), GyroLand'den bir tavuk döner porsiyonuyla akşam yemeğimi hallettim (14 BGN / 10 euro / 120 TL). Gün içinde iki kez Costa Cafe'ye uğradım — önce büyük boy bir Ice Latte (5.50 BGN / 47 TL), sonra bir Earl Grey çay (3 BGN / 25 TL) — son olarak da bir Starbucks'ta orta boy latte içtim (4.90 BGN / 42 TL). Günün toplamı 85 BGN (43 euro / 750 TL), adım sayısı ise 13.000'e çıktı. Sofya'nın en canlı yeri hiç şüphesiz Vitosha Caddesi. Gece yarısına yakın saatlerde bile sokaklar hâlâ hareketliydi, kafe ve restoranlarıyla sosyal bir ortam arayanlar için ideal bir bölge. Şehirde dikkat çeken bir başka detay ise özellikle turistik alanlardaki dilenci yoğunluğuydu. Bulgaristan'da Euro'nun yaygın kabul görmediğini de belirtmeliyim; yerel para birimi BGN kullanmak neredeyse şart. Sofya'da ayrıca epey fazla casino olduğunu fark ettim. Üçüncü günün sabahına Happy Bakery'den doyurucu bir kahvaltıyla başladım: büyük bir börek (ıspanaklı, peynirli, patatesli), salamlı-peynirli bir açma ve 2 çay — 9 BGN (4.6 euro / 76 TL). Starbucks'tan bir Coconut Tropical Venti aldım (8 BGN / 4 euro / 70 TL), Bükreş'teki Sleep In Hostel'de 1 gecelik yer ayırttım (20 BGN / 10 euro / 170 TL). Beyzade Tatlı'da küçük bir tatlı molası verdim (7 BGN / 62 TL), Coffee Fellows Vitoshi'de bir Cold Brew içtim (6 BGN), Coffee Lab'da da çay ve Caramel Macchiato ile günü kapattım (9 BGN / 77 TL). Üçüncü günün toplamı 59 BGN (520 TL), adım sayısı 11.000 oldu. Romanya'ya geçmek isteyenler için autogari.ro ve infobus.eu gibi siteler üzerinden online bilet almak mümkün; ben Flixbus'ı tercih ettim.

Bükreş: Metrolar, McDonald's ve Kirli Sokaklar

Otobüs Bükreş otogarına sabaha karşı 5:10 civarında ulaştı. Otogar büyük değildi ama işlevseldi, çıkışta doğrudan metroya bağlanıyordu. Merkeze giderken Anghel Saligny yönüne giden metro hattını kullandım; tren istasyonunda 2-10 geçişlik biletler ya da haftalık/aylık biletler kiosklardan satın alınabiliyor, isterseniz kredi kartıyla temassız ödeyip direkt geçebiliyorsunuz. Otogardan merkeze giden ilk tren biletim 3 RON (10 TL) tuttu. Yol üstünde bir OMV benzin istasyonundan küçük bir alışveriş yaptım (35 RON / 14 BGN / 120 TL), sonra McDonald's'ta 2 yumurtalı burger, bir yumurtalı açma ve bir çayla kahvaltı ettim (31 RON / 110 TL). Starbucks'ta bir Latte Venti içtim (16.5 RON / 58 TL) ve öğleden sonra Dimitrie Gusti Müzesi'ni — Bükreş'in mutlaka görülmesi gereken açık hava müzesini, eski Romanya evlerinin sergilendiği yeri — öğrenci indirimiyle 5 RON'a gezdim. Akşam yemeğini yine McDonald's'ta, 20 parça McNugget, çeşitli soslar ve içeceklerle geçirdim (73 RON). Günün toplamı 163 RON (580 TL / 33 euro), adım sayısı 21.400'e ulaştı — Bükreş'i baştan aşağı dolaşmışım. Şehirde dikkatimi çeken birkaç şey oldu: sokaklar genel olarak epey kirliydi, her yerde çöplerle karşılaşmak biraz moral bozucuydu, ve merkez bölgelerde evsiz sayısı da hayli fazlaydı. Öte yandan Koton, KFC, McDonald's ve Starbucks gibi uluslararası markalar şehirde son derece yaygındı. Para çekmek için Garanti Bankası'nın Romanya'daki ATM'lerini kullandım. Taksi ücretleri kilometre başına 2.70 lei olduğu için, isteyen için makul bir seçenek. Kullandığım otobüs bu arada bir Scania Touringo modeliydi; Wi-Fi, USB bağlantısı ve priz olması uzun yolu kısaltan detaylardandı. Bulgaristan yolları oldukça kötü ve sarsıntılıydı, ama Romanya'ya geçince yol kalitesi gözle görülür biçimde iyileşti. Sofya otogarından Türkiye'ye kalkan otobüs firmalarını da not aldım, ileride işinize yarar diye: VİB, HUNTUR, ARDA TUR (İstanbul, Bursa, İzmir, Çorlu, Edirne hatları), METRO TUR, LÜKS YONCA TURİZM ve ALPAR TURİZM. Bükreş'teki son günümde sabah çayımı Starbucks'ta English Breakfast Tea ile içtim (12 RON), ardından Patiseria Tineretului'ndan Trigon vanilya, Gogoşi (Romanya usulü tatlı çörek) ve Merdenele (peynirli hamur işi) aldım (11 RON). Gare Du Nord'dan Braşov'a gidecek tren biletimi 3 RON'luk ayrı bir işlemle aldıktan sonra, asıl BCR bileti için 49 RON (170 TL) ödedim; yolculuk yaklaşık 2.5 saat sürdü ve oldukça keyifliydi. Yola çıkmadan Carrefour'dan atıştırmalıklar aldım — ice tea, su, meyve, cips — 22 RON (77 TL) tuttu, otogara giden şehir içi otobüs de 2.50 RON (9 TL) idi. Not olarak: Bükreş'te tren garında M1 hattını kullanmanız gerekiyor, M2 ile karıştırmamak önemli; trenler günde 12:00, 13:00, 15:00, 18:00 ve 20:00 saatlerinde kalkıyor.

Braşov, Bran ve Raşnov: Drakula'nın Gölgesinde

Braşov'da konaklamak için Downtown Hostel'de 2 gecelik yer ayırttım, 40 RON (18 euro) gibi son derece uygun bir fiyata. Braşov tren istasyonu küçük olsa da içinde McDonald's, Starbucks, Subway ve Carrefour gibi seçenekler barındırıyor, 15 park istasyonuyla da ulaşımı kolaylaştırıyor. Bindiğim trende Wi-Fi yoktu ama masanın altında priz vardı, dört kişilik karşılıklı oturma düzeni ve bagajlar için genel bir saklama alanıyla askılıklar mevcuttu — tuvalet ise pek hijyenik değildi, bu konuda hazırlıklı olmakta fayda var. Braşov'a giderken geçtiğim Sinaina (Sinaia) kasabası doğasıyla gerçekten etkileyiciydi, mutlaka görülmesi gereken bir yer. Şehirde elektrikli otobüsler kullanılıyor, oldukça modern görünüyorlardı. Laleli Shorma, Sevda Diamonds, Anatolian Kebap ve Ds Damat gibi Türk işletmelerine rastladım; ucuz Türk yemeği arıyorsanız bu tür yerler genelde merkez dışı ya da ücra lokasyonlarda olduğu için fiyatları da bir hayli cazip — Google Haritalar'a "kebap" yazmanız yeterli. Akşam 18:00'den sonra şehirde hayat neredeyse duruyor, sokaklar sessizleşiyor, açık kalan birkaç mekân dışında ortalık bomboş kalıyor. Trafik ise gürültülü: sürekli korna sesi eksik olmuyor. Hostele varır varmaz sabun aldım (3 RON), Carrefour alışverişimden kalan atıştırmalıkların yanına bir de KFC'den büyük bir kova menü ekledim — iki sos ve içecek dahil, 58 RON (200 TL). Starbucks'ta büyük bir latte içtim (17 RON / 58 TL). Braşov'da hem yeni bir çift ayakkabı hem de rahatlık için ortopedik bir kalıp aldım, toplamda 140 RON (485 TL); LC Waikiki'den de 3 gömlek aldım (190 RON / 660 TL). Şehrin meşhur sokak tatlılarından birini de denedim (17 RON). Bu günün toplamı 565 RON (114 euro / 2010 TL), adım sayısı 18.300'dü. Ertesi gün Bran ve Raşnov'a gittim. Sabah Chocalate & Bea'da güzel bir kahvaltı yaptım — su ve çay dahil 70 LEI, servise memnun kaldığım için 10 LEI de bahşiş bıraktım. 41 numaralı otobüsle Braşov merkezden Autogar 2'ye geçtim (3 RON), oradan saat 12:30'da kalkan otobüsle Raşnov'a gittim (5 LEI). Uzun yürüyüşlerden ayaklarım acımaya başladığı için bir ayak pomadı ve bant aldım (15 LEI), ayrıca Orange'dan 6 GB gündüz + 60 GB gece internet paketi olan bir SIM kart edindim (25 LEI). Raşnov Kalesi'nin zirvesine teleferikle çıktım (20 LEI, iniş ve çıkış biletlerinin ayrı alındığını unutmayın), sonra Bran'a dönmek için 10 LEI'lik bir otobüs bileti aldım. Romanya'nın en ünlü tarihi yapılarından biri olan Bran Kalesi'ne öğrenci indirimli 25 LEI'ye girdim. Öğle yemeğimi Galeria Bran Restaurant'ta bir pizza ve kolayla geçirdim (60 LEI, 10 LEI bahşiş dahil), Starbucks'tan da bir Orange Mango Refresha aldım (18 RON). Geceyi Bran'daki GOTT Hotel'de, kahvaltı dahil 250 RON (51 euro) ödeyerek geçirdim. Günün toplamı 550 RON (1.950 TL / 111 euro), adım sayısı 12.100 oldu. Braşov'daki şehir içi otobüslerde ön tarafta kredi kartıyla ödeme yapabiliyorsunuz ama diğer kiosklar sadece bilet kabul ediyor; şehirlerarası otobüsler oldukça eski, dolmuş mantığında çalışıyor ve duraklarda uzun süre bekleyebiliyorsunuz. Braşov'dan son otobüs genelde 18:30-19:30 civarında kalkıyor, bunu kaçırmamak gerekiyor. Braşov'daki son günümde küçük bir market alışverişi yaptım (Tuborg, Pringles, Maxi — 26 RON / 93 TL), bir dondurma cornet (6 RON) ve yerel bir gofretimsi tatlı olan Nuga Nut / Lugat Safide (5 RON) denedim. Şehrin gotik yapısı Kara Kilise'yi 15 RON'a gezdim — içeride fotoğraf çekmek yasak olduğu için anıları sadece gözlerde saklamak gerekiyor. Yol üstündeki bir satıcıdan su aldım (5 RON), teleferikle bir kez daha inip çıktım (25 RON, iniş-çıkış ayrı biletli). Starbucks'ta önce bir Ice Latte Venti (16.5 RON), sonra English Breakfast Venti (12 RON) içtim. DM Market'ten kese, Balea sabun, Balea şampuan, Compeed ayak bandı, Balea roll-on, bant ve poşet aldım (57 RON) — özellikle ayak bantları uzun yürüyüşlerde büyük kolaylık sağladı. McDonald's'tan Big Mac + Cheese & Bon aldım (32 RON), merkezden Autogar 2'ye otobüsle geçtim (2.5 RON) ve bir Strawberry Acai Refresha ile (17.5 RON) günü tatlandırdım. Son olarak, Moldova'ya geçiş için GAL Turizm'in Braşov-Chişinău otobüs biletini %30 öğrenci indirimi ve InfoBus.EU indirimiyle 83 RON'a aldım. Bu günün toplamı 302 RON (1075 TL / 61 euro), adım sayısı 14.150'ydi. Chişinău'ya yolculuk 8 saat sürecekti, ama öğrenci indirimleri sayesinde bütçe dostu bir seyahat oldu.

Braşov'dan Chişinău'ya: Moldova Sınırında Bir Gün

Moldova yoluna çıkmadan önce Subway'de bir sandviç ve ice tea ile karnımı doyurdum (32 RON / 113 TL), Starbucks'ta bir Ice Latte Venti içtim (16.5 RON), 41 numaralı otobüsle Autogara 2'ye geçtim (2.5 RON). Yol üstünde Simigeria PETRU'dan önce bir pizza dilimi ve tatlı (6.25 RON), sonra akşam için 2 pizza dilimi daha aldım (7 RON) — bu yerel fırın hem tatlı hem tuzlu atıştırmalıklar için gerçekten ideal, fiyatlar uygun ve ürünler taze. Braşov'un ünlü tatlısı Cremsnit'i de Lotus Braşov'dan denedim (6 RON). Bir benzin istasyonundan yolculuk için 2 şişe Aqua Carpatica su aldım (8.80 RON). Günün toplamı 79 RON (16 euro / 281 TL), adım sayısı 5.000'de kaldı — büyük kısmı otobüste geçti çünkü. O ana kadarki toplam masrafım 8.000 TL'ye ulaşmıştı.

Chişinău'da Sakin Günler

Moldova'ya vardığımda ilk fark ettiğim şey, devlete ait araçların büyük bölümünün epey eski ve yavaş olmasıydı. Chişinău, bir gün içinde rahatlıkla gezilebilecek küçük ama tarihi dokusuyla ilgi çekici bir şehir. Ne yazık ki burada Starbucks yok, dolayısıyla yerel kafelere yönelmek gerekiyor — neyse ki kahve severler için gayet iyi seçenekler var. McDonald's'ın kahvaltı menüsü de Türkiye'dekiyle kıyaslanamayacak kadar zayıf, bu yüzden daha lokal seçenekleri denemek mantıklı. Otogar merkeze oldukça uzak, otobüsle ulaşmak gerekiyor (terminal dışındaki duraklardan da merkeze gidiliyor); şehir içi otobüslerde bir görevli yanınıza gelip nakit karşılığında bilet kesiyor, bu yüzden üstünüzde küçük nakit bulundurmak şart. Belediye otobüslerinin çoğu eski model ama şehrin her yerine gidebiliyor; yeni olanlarda kredi kartıyla ödeme mümkün olsa da bu her otobüste geçerli değil. Şehirde çocuklu aile sayısı da dikkat çekiciydi, her yerde çocuk sesleri duyuluyordu; sanki bir doğum seferberliği yaşanıyormuş gibi hissettim. İlk günümde otogardan merkeze giden otobüse 2 MDL ödedim. Sabah kahvaltımı McDonald's'ta Cheese Lavash, McToast ve bir latteyle yaptım (71 MDL). Hostel City Center'da 1 gecelik yer buldum (165 MDL). Sokakta bir seyyar satıcıdan taze çilek aldım (25 MDL), Cafe Maringi'de bir orta boy latte (29 MDL) ve bir detoks suyuyla (16 MDL) mola verdim. Akşam yemeğimi Vijeleus Restaurant'ta yedim, yemek ve tatlı dahil 110 MDL. Valea Morillor'daki bir büfeden seyahatim boyunca kullanacağım Orange ön ödemeli SIM kartı aldım — 100 GB veri + 500 dakika, 29 MDL. Aynı büfeden bir şişe su ve bir kornet dondurma da aldım (32 MDL). Parkta Unicafe'de bir Ice Latte içtim (40 MDL) ve Hostel City Center'da 2 gece daha kaldım (297 MDL). Günün toplamı 820 MDL (700 TL), adım sayısı 18.800 oldu. O gün döviz kuru 20 euro = 405.60 MDL şeklindeydi (CSV CLIO SCHIMB döviz bürosunda). Ertesi gün sabah Olvic Prim Pastanesi'nden bir sandviç ekmeği ve kruvasan sandviç aldım (56 MDL), Cafe Maringi'de sırasıyla bir English Breakfast (20 MDL) ve bir orta boy latte (29 MDL) içtim, Cafe Naringi'de de küçük bir cappuccino ile devam ettim (25 MDL). Tucano Cafe'de bir Ice Latte içtim (58 MDL). Bu arada rota planlarım tekrar değişmişti: İaşi'den Milano'ya uçmak için bilet aldım — 1530 MDL (75 euro / 1340 TL). Akşam yemeğimi Vijelios Lokantası'nda yedim (yemek + elma suyu 98 MDL, tatlı + çay 31 MDL), Nr1 Market'ten de karışık bir alışveriş yaptım (297 MDL). Günün toplamı 2144 MDL (1872 TL / 106 euro), adım sayısı 7.650'de kaldı; döviz kuru bu kez 20 euro = 390 MDL idi. Bu noktada rotam ciddi bir revizyondan geçti. Eski planım Sofya-Bükreş-Chişinău-Zagreb-Ljubljana şeklindeydi; yeni planım ise Milano-Bologna-San Marino-Venedik-Ljubljana-Zagreb-Almanya oldu. Chişinău çıkışlı uçuşları karşılaştırdım: Chişinău-Budapeşte (31.05, bagaj dahil toplam 90.30 euro), Chişinău-Venedik (31.05, bagaj dahil toplam 147.08 euro), Iaşi-Milano (01.06, bagaj dahil toplam 99.18 euro) — sonunda İaşi'den Milano'ya uçmayı seçtim. Chişinău-Cluj Napoca otobüsü 33 euroya alternatifti. Diğer değerlendirdiğim güzergâhlar şunlardı: Pecs-Zagreb 12 euro, Braşov-Budapeşte (14 saat, Flixbus ile 35 euro), Bükreş-Budapeşte tren 220 lei, Sofya-Zagreb 100 BGN, Bükreş Nord-Timişoara Nord 100 lei (330 TL) ve Bükreş-Milano (24 Mayıs tarihli) 550 TL. Chişinău'dayken bir günlüğüne Transdinyester'e, yani Tiraspol'e gittim. Sabah erken Chişinău'dan Tiraspol'e otobüsle yola çıktım (64.60 MDL). Şehirde bir dondurma kornet (25 RUP) ve bir latte ile Green Velvet tatlısı yedim (58 RUP), hediyelik olarak 2 çift çorap aldım (90 RUP). Akşam yine otobüsle Chişinău'ya döndüm (54 RUP), otogardan merkeze geçtim (6 MDL), Nirangi Kafe'de bir ıspanak-kivi smoothie içtim (30 MDL) ve günü Vijelios Lokantası'nda bir yemekle kapattım (100 MDL). Döviz çevirimlerim şöyleydi: 20 euro = 304 MDL, 300 MDL = 250 RUP, 10 euro = 168 RUP; elimde 180 RUP (Transdinyester Rublesi) kalmıştı. Günün toplamı 428 MDL (374 TL / 22 euro), adım sayısı 15.400 oldu. Transdinyester'de yerel para birimi Transdinyester Rublesi dışında hiçbir şey kabul edilmiyor, kredi kartı da geçersiz — nakit kullanmak zorunlu. Burada da LC Waikiki, DeFacto ve Acıbadem gibi Türk markalarına rastladım. Tiraspol'e gitmek için Gara Centrala Chişinău (Kişinev Merkez Garı) kullanılıyor, Uber yerine ise YandexGo tercih ediliyor. İlginç bir dil notu: "Magazin" kelimesi "mağaza" anlamına geliyor. Sokaklarda genç nüfus oldukça azdı, genelde yaşlılarla karşılaştım. Otobüs seferleri şöyleydi: Kişinev'den kalkışlar 07:40-11:40 arası, Tiraspol'den 09:50-14:45 arası, Bender'den ise 10:20-15:15 arası; eğer bir seferi kaçırırsanız Bender otobüs terminaline giderek alternatif bulabiliyorsunuz. Duraklarda gördüğüm mozaikler de gerçekten dikkat çekiciydi. Rusça bilmediğim için yol boyunca işime yarayan birkaç gündelik kelimeyi not almıştım, belki başkalarının da işine yarar:

  • Да [da] – Evet
  • Нет [niet] – Hayır
  • Хорошо [haraşo] – İyi, güzel, tamam
  • Ладно [ladna] – Peki
  • Здравствуйте [zdravstvuyte] – Merhaba
  • Доброе утро [dobrae utra] – Günaydın
  • Добрый день [dobrıy den'] – İyi günler
  • Добрый вечер [dobrıy veçır] – İyi akşamlar
  • Спокойной ночи [spakoynıy noçi] – İyi geceler
  • Пока [paka] – Güle güle
  • Пожалуйста [pajalusta] – Lütfen, rica ederim
  • Извините [izvinite] – Özür dilerim
  • Спасибо [spasiba] – Teşekkür ederim
  • Не знаю [niznayu] – Bilmiyorum

Moldova'dan Romanya'ya Dönüş: İaşi Günleri

Chişinău'dan ayrılmadan önce Olvic Prim Pastanesi'nden 3 farklı börek aldım (46 MDL), Naringi Cafe'de bir çayla devam ettim (20 MDL). İki otobüs aktarması yaparak terminale ulaştım (4 MDL), Chişinău-İaşi minibüs biletimi 300 MDL'ye aldım. Beklerken terminal büfesinden bir dondurma ve ice tea aldım (36 MDL), terminal tuvaleti de 3 MDL'ye mal oldu. İaşi'de Bycyle Hostel'de 2 gecelik yer ayırttım (570 MDL / 28 euro / 500 TL). Varır varmaz McDonald's'a uğrayıp Big Mac menü, tavuk parçaları, ketçap ve sarımsaklı mayonez sipariş ettim (43 LEI / 155 TL). Hostelden Palas Mall'a otobüsle gittim (3.5 LEI), Starbucks'ta bir Tropicana Coconut Refresha ve çilekli cheesecake yedim (36 LEI / 131 TL), Artemis Food'da da 41 cm'lik tavuklu bir pizza, patates kızartması ve Lipton şeftaliyle öğle yemeğimi geçirdim (40 RON / 142 TL). Günün toplamı 1101 MDL (960 TL / 54 euro), adım sayısı 9.400 oldu. Yeni model otobüslerde klima ve USB şarj noktaları vardı ama priz yoktu; buna karşılık Wi-Fi desteği olması ilginç bir sürprizdi. Sınırı geçerken de ilginç bir karşılaştırma yaşadım: Chişinău otobüs terminalinden 13:00'te kalkan otobüsümüzle 15:00'te Romanya sınırına vardık. Moldova sınır polisi oldukça nazikti, birkaç soru sorup hızlıca geçiş verdiler; Romanya polisi ise çok daha detaylı davrandı — valizimi açtırdılar, biletlerimi, nakit param ile konaklama belgelerimi tek tek kontrol ettiler. İaşi'deki son günümde Artemis Food'da işkembe çorbası ve mantarlı omlet yedim (33 RON / 120 TL), Starbucks'ta bir Latte Venti içtim (15.5 RON / 57 TL), Fryday'de patates kızartması denedim ama pek beğenmedim (37.5 RON), sokaktaki bir seyyar dondurmacıdan oldukça büyük bir dondurma aldım (10 RON). Günün toplamı 96 RON (345 TL / 19 euro), adım sayısı ise 6.840'tı.

İtalya'ya Uçuş: Milano, Rimini ve San Marino

1 Haziran'da İaşi'den Milano'ya uçtum. Gardan havalimanına taksiyle gittim (5 euro / 26 RON / 95 TL), havalimanı kafesinde bir 12 oz latte içtim (3 euro / 14.5 RON), havalimanı marketinden ice tea, su ve sandviç aldım (10 euro / 50 RON / 185 TL). İniş sonrası şehir merkezine ulaşmak için 90 dakikalık, Zone 3 geçerli bir otobüs bileti aldım (2.5 euro / 43 TL), ardından Bergamo'dan Brescia'ya ekstra ücret ödeyerek hızlı bir tren yolculuğu yaptım (9 euro / 162 TL). Şehir içinde bir otobüse daha bindim (1.3 euro / 24 TL). Geceyi Hotel Carnaby'de, şehir vergisi dahil 22.25 euroya geçirdim. Marketten şampuan, su ve cips aldım (6.5 euro), akşam yemeği olarak da bir 4 Stagioni pizza ile orta boy kola içtim (15 euro), son bir otobüs bileti daha aldım (1.80 euro). Günün toplamı 77 euro (1365 TL), adım sayısı 7.000 oldu. Rimini üzerinden San Marino'ya geçtim. Otelden merkeze bir otobüs bileti aldım (2 euro), Rimini'den Venedik'e giden bir tren bileti satın aldım (19 euro), tren garının tam karşısından kalkan bir otobüsle San Marino'ya geçtim (5 euro). Sunflower City Youth Hostel'de kilit ve havlu depozitosu dahil 27 euroya kaldım. San Marino'dan hatıra olarak bir magnet ve bir hatıra madeni para aldım (10 euro), karışık kapta bir dondurma yedim (7 euro), San Marino'daki müzeye öğrenci indirimiyle girdim (4 euro), küçük bir ice tea molası verdim (3.5 euro). Dönüş için San Marino-Rimini otobüs biletini aldım (5 euro), akşam yemeğimi Burger King'de 6'lı nugget ve bir Double Whopper'la geçirdim (12 euro). Hostelde çamaşırlarımı yıkattım (3.5 euro) ve bir bira içtim (4 euro). Günün toplamı 102 euro (1810 TL), adım sayısı 12.500'dü. San Marino-Rimini otobüsünde Wi-Fi vardı, şifresi "sanmarinorimini" ya da "riminisanmarino" olabiliyor. Otobüs biletini gişeden, otobüs içinden ya da bilet satan yerlerden kolayca alabiliyorsunuz. Hostelde ilginç bir fiyat artışına da tanık oldum: Arjantin'den gelen göçmenlerin sayısı arttıkça hostel fiyatları da yükselmiş, çıkış yaptığımda 24 euroluk oda fiyatı 40 euroya çıkmıştı. Rimini'deki şehir içi otobüslerde Wi-Fi yoktu ama bazı meydanlarda belediye tarafından sağlanan ücretsiz Wi-Fi noktaları vardı. Ertesi gün hostelde ekonomik bir kahvaltı yaptım (3 euro), merkez gara otobüsle gittim (2 euro), Cafe Antichi Pozzi/Pane'de soğuk bir kahve içtim (3 euro), sonra bir İtalyan usulü soğuk kahve olan Shakerato'yu denedim ve 1.5 euro bahşiş bıraktım (toplam 5 euro). Tekrar otobüsle hostele döndüm (2 euro), Burger King'de bir Double Whopper daha yedim (10.40 euro), sonra gara gitmek için bir otobüse daha bindim (2 euro). Venedik'te Burchiello Hotel'de kahvaltı dahil 1 gece kaldım (60 euro), tatlı olarak da bir McFlurry Oreo yedim (3.4 euro). Günün toplamı 91 euro (1615 TL), adım sayısı 10.500 oldu.

Venedik'ten Ljubljana'ya

Venedik'te iki geçişlik bir otobüs bileti aldım (6.5 euro), ardından şehirde rahatça gezinmek için 24 saatlik sınırsız bir geçiş bileti satın aldım (21 euro) — kullandığım hatlar genelde 2, 5.2 ve 1 numaralı hatlardı ve bu sınırsız kart gerçekten çok işime yaradı. Market alışverişinde magnetler ve birkaç hediyelik eşya aldım (10 euro), bir de peçete için 2 euro daha harcadım. Enjoy Bar'da makarna ve kola ile ucuz bir öğle yemeği yedim (8.5 euro). Tren istasyonunda valizimi 5 saatliğine bırakmak için 6 euro ödedim. O sırada Venedik'ten Ljubljana'ya gidecek tren biletimi de aldım: 35 euro (635 TL). Ayrıca bir McFlurry dondurma (3.4 euro), Chef Express'te bir Latte Macchiato (2 euro) ve akşam yemeği için McDonald's'tan bir cheeseburger ile bir Double Chicken burger yedim (4.5 euro). Günün toplamı 100 euro (1770 TL), adım sayısı 8.900 oldu. Venedik'teki son günümde NLB Bankası'ndan 30 euro çektiğimde 4 euro komisyon ödedim. Bir hostelde 18.5 euroya bir gece daha kaldım. Ljubljana'dan Zagreb'e giden Flixbus biletimi önceden aldım: 15 euro (271 TL). Pazardan bir bardak meyve aldım (2.5 euro), McDonald's'ta bir Big Tasty yedim (8.30 euro / 150 TL), Iceland&More'da dondurmalı bir Ice Latte ve çay içtim (6.30 euro / 115 TL). Günün toplamı 55 euro (975 TL), adım sayısı 12.700'dü.

Slovenya: Ljubljana ve Bled Gölü

Ljubljana'da Most Hostel'de, 10 yataklı bir odada, şehir vergisi ve havlu dahil 2 gece için 35 euro (635 TL) ödedim. Bled gezisi öncesi markette 11 euroluk temel bir alışveriş yaptım. Euronet Bus Station'daki ATM'den 30 euro çektiğimde 4 euro komisyon kesildi. Ljubljana ile Bled arası gidiş-dönüş otobüs biletim 13 euro tuttu. Tarihi Bled Kalesi'ni öğrenci indirimli 8.5 euroya gezdim, Restavracija Blejski Grad'da Slovenya'nın ünlü tatlısı Kremşinita'yı bir latteyle birlikte tattım (8 euro). Hatıra olarak 2 magnet aldım (8.60 euro). Günün toplamı 88 euro (1625 TL), adım sayısı 17.350'ye ulaştı. Slovenya'da ATM komisyonlarını da karşılaştırma fırsatım oldu: Euronet 3.95 euro, Nova KBM 4 euro, NLB 3.95 euro komisyon alıyordu. Slovenya, özellikle turistik bölgelerde gerçekten pahalı bir ülke; şehir vergisi bile 3 euroydu. Kranj'dan Bled'e giden yol âdeta bir karavan cenneti gibiydi, yol boyunca sayısız karavanla karşılaştım.

Zagreb: Hırvatistan'ın Başkentinde Son Duraklar

Ljubljana'dan Zagreb'e geçerken önce Mercator Market'te küçük bir alışveriş yaptım (7.5 euro — 1.5 lt su 0.59 euro, muz 1.30 euro, kebap sandviç 3 euro, börek 1.10 euro), bir kahve kioskundan latte aldım (1 euro), Ljubljana Garı'ndaki McDonald's'ta çay ve Egg Muffin menüsüyle kahvaltı ettim (3.80 euro). Zagreb'de Hi Hostel'de, şehir vergisi dahil 2 gecelik 6 yataklı bir odaya 25 euro (460 TL) ödedim. Zero Cafe'de serinletici bir içecek molası verdim: 50 kn (6.65 euro) karşılığında Sprite (19 kn), Ice Latte (16 kn) ve Limonata (15 kn) içtim. Günün toplamı 44 euro (812 TL), adım sayısı 8.300 oldu. 1 kuna yaklaşık 2.5 TL'ye denk geliyordu. Hostelde havlu ve kilit için 10 euro depozito istediler. Hi Hostel'in temizliği ortalamaydı, duş alanı tuvaletle birleşikti ve koşullar biraz vasattı; burada da kilit ve havlu için ayrıca 20 kn depozito ödendi. Bank Erste'den para çekerken de ilginç bir fark fark ettim: 200 kn 476 TL'ye, 32 USD ise bankaya göre 535 TL ile 543 TL arasında değişen kurlarla işlem gördü — yaklaşık %12'lik bir komisyon farkı vardı. Bu noktada Bremen'e gitmek için iki alternatif güzergâh değerlendirdim: birincisi Zagreb-Zadar (13 euro), Zadar'da hostel (15 euro), Zadar'dan havalimanına otobüs (4 euro), Zadar-Hamburg uçuşu (40 euro) ve Hamburg-Bremen (7 euro) olmak üzere toplam 80 euroya (1500 TL) denk gelen bir rota; ikincisi ise doğrudan Zagreb-Bremen otobüsü, 19 saat sürüp 1200 TL'ye mal olan bir seçenekti. Zagreb'deki son günümde bir Wash & Dry noktasında çamaşırlarımı yıkayıp kuruttum (40 kn — yıkama 30 kn/4 jeton, kurutma 10 kn/2 jeton/20 dakika). Kahvaltıda mini ıspanaklı börek, büyük kıymalı börek ve kahve içtim (33 kn). History Bar'da bir Ice Latte içtim (17 kn), Tkalciceva'daki Candy Souvenir Shop'tan magnetler aldım (80 kn). Kısa bir finüküler tramvay gezintisi yaptım (5 kn), marketten su ve sakız aldım (15 kn), Caffe Bar Kit Club'da bir latte içtim (13 kn), 2 ton balıklı sandviç, ice tea ve meyve salatasından oluşan hafif bir öğle yemeği yedim (18 kn). Hostel kioskundan sabah kahvesi aldım (5 kn), Studenac 777 Market'ten de birkaç ihtiyaç aldım (44 kn). Günün toplamı 213 kn (28 euro / 546 TL), adım sayısı 9.000 oldu. Zagreb'deki kafelerin çoğu bar mantığında çalışıyor, saf kafe konseptiyle çok fazla mekân yok; buna karşılık börek konusunda Dubrovnik'in çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Şehirde La Turka Restaurant adlı bir Türk markasına rastladım, "kat" kelimesinin de Hırvatça'da aynı şekilde "kat" anlamına geldiğini fark ettim.

Almanya'ya 19.5 Saatlik Yolculuk ve Bremen

Zagreb'den Almanya'ya geçmeden önce markette 1.5 lt su (4 kn) ve kola (8 kn) aldım (toplam 12 kn / 30 TL). McDonald's'ta 2 Egg Muffin (22 kn) ve çay (5 kn) ile kahvaltı ettim (28 kn / 70 TL), bir latte daha içtim (13 kn / 32 TL) ve yol için markette 77 kn'lik bir alışveriş daha yaptım. Yolda geçtiğim Plabutschtunnel, Almanya'ya giderken karşılaştığım, 10 km uzunluğunda âdeta bitmek bilmeyen bir tüneldi. Bu yolculuk toplamda 19.5 saat sürdü — gerçekten uzun bir gece oldu. Bremen'e vardığımda Hannover otobüs istasyonunda bir cappuccino içtim (2 euro), şehir içinde 27 numaralı hatla iki kez otobüse bindim (2.85 euro x 2 = 5.70 euro). Bremen tren istasyonundaki otobüs duraklarının oldukça mantıklı yerleştirildiğini fark ettim; otobüs biletini araç içinde satın alabiliyorsunuz, kredi kartıyla ödeme yapılıp yapılamadığından tam emin olamadım, ama bileti aldıktan sonra tekrar okutmanıza gerek kalmıyor. Sonraki günlerde de şehir içinde 2.85 euroluk otobüs biletleri almaya devam ettim. Bremen'de kalışımın ilerleyen günlerinde 5 euroluk bilet fiyatına 4 euro ekstra ödeyerek aylık bir toplu taşıma bileti aldım (toplam 9 euro), bir pizza, salata, kola ve su ile karnımı doyurdum (31 euro), TEDI'den küçük ihtiyaçlar aldım (6.5 euro), C&A'dan bir tişört aldım (8 euro) ve yeğenime hediye olarak 2 çift ayakkabı aldım (40 euro).

Son Durak: Rotterdam, Amsterdam ve Den Haag

Bremen'den sonra rotam Hollanda'ya uzandı. Den Haag Centraal'dan Metro E hattına geçerken bir Starbucks'ta kahve molası verdim. Laan Van NOI durağında 4 numaralı metro hattını kullanıp bir sonraki durakta indim. Metroda kullanılan kart için 7.5 euro, 2 saatlik multi geçiş için de 4 euro ödedim. Amsterdam Sloterdijk'tan 5-6 istasyon geçmek için 2.5 euro harcadım, Schiedam'dan Den Haag HS'ye giden bir Sprinter tren bileti için de 4.40 euro ödedim. Yolculuğum, İstanbul'dan çıktığım günden tam 25 gün sonra, Hollanda'nın farklı şehirleri arasında mekik dokurken tamamlanmış oldu.

Pratik Bilgiler / Bütçe Özeti

25 gün boyunca İstanbul'dan Hollanda'ya kadar kara ve hava yoluyla ilerlediğim bu rotada, günlük harcamalarım genelde 15-110 euro (yani 250-2000 TL) arasında değişti; en pahalı günlerim alışveriş yaptığım Braşov günleriydi (114 euro ve 111 euro), en ucuz günlerim ise otobüste geçen transit günlerdi (Chişinău'dan İaşi'ye geçiş günü sadece 16 euro). Kabaca hesapladığımda toplam seyahat maliyetim (uçak/otobüs/tren biletleri, konaklama, yemek ve hediyelik dahil) 1500-1700 euro bandına denk geliyor.

  • Ulaşım: İstanbul-Sofya otobüsü 21 euro (tren ~30 euro'dan daha ucuz); Sofya-Bükreş gece otobüsü (Flixbus) 15 euro; Bükreş-Braşov tren 49 RON; Braşov-Chişinău otobüs (öğrenci indirimiyle) 83 RON; Chişinău-İaşi minibüs 300 MDL; İaşi-Milano uçak bileti 75 euro; Rimini-San Marino otobüs 5 euro; Venedik-Ljubljana tren 35 euro; Ljubljana-Zagreb Flixbus 15 euro; Zagreb-Bremen yolculuğu 19.5 saat sürdü.
  • Konaklama: Karma yatakhaneler gecelik 6.5-18 euro arasında değişti (Sofya'da Booking genius indirimiyle 13 euro, Venedik'te 18.5 euro, Zagreb'de 12.5 euro/gece); tek seferlik otel geceleri (Bran'da GOTT Hotel, Brescia'da Hotel Carnaby, Venedik'te Burchiello Hotel) 22-60 euro bandında kaldı.
  • Öğrenci indirimi her yerde işe yaradı: müzeler, kaleler (Bran, Bled) ve otobüs biletlerinde (GAL Turizm %30 indirim) ciddi tasarruf sağladı.
  • Nakit şart olan yerler: Bulgar sınırındaki tuvaletler, Transdinyester (sadece yerel Rublesi geçerli, kart yok), Chişinău'nun şehir içi otobüsleri (görevliye elden ödeme).
  • ATM komisyonları dikkat gerektiriyor: Slovenya ve Hırvatistan'da çekimlerde 4 euroya varan sabit komisyonlar ve bankalar arası %12'ye varan kur farkları görülebiliyor; mümkünse tek seferde büyük miktar çekmek daha mantıklı.
  • Gece otobüsleri/trenleri hem yol hem otel parası kazandırıyor: Sofya-Bükreş ve Zagreb-Bremen hatlarında olduğu gibi, gece yolculuğu bir gecelik konaklama masrafını ortadan kaldırıyor.
  • Sınır kapılarında sabır gerekiyor: Moldova-Romanya sınırında valiz kontrolü, bilet, nakit ve konaklama belgesi sorgusu yaşanabiliyor; Bulgar ve Türk sınır kapıları ise daha hızlı işliyor.

Geriye dönüp baktığımda, bu 25 günün beni en çok şaşırtan tarafı, rotanın hiç plana sadık kalmamasıydı: Zagreb-Ljubljana ile başlayan bir plan, Chişinău'da bir uçak bileti değişikliğiyle Milano-San Marino-Venedik üzerinden dönüp dolaşarak yine Zagreb'e çıktı. Ama tam da bu esneklik sayesinde Transdinyester gibi haritada bile net göremeyeceğiniz bir yeri, Bran Kalesi'nin öğrenci indirimli girişini, Raşnov'daki teleferiği ve Bled Gölü kıyısındaki bir dilim Kremşinita'yı deneyimleme şansı buldum. Bütçe seyahatinin sırrı, otobüs biletini son ana bırakmaktan çekinmemek, öğrenci kimliğini her kapıda göstermek ve gece yolculuklarını otel yerine kullanmaktan geçiyor. Böyle çok ülkeli bir rotada yurtdışında internet ve para yönetimi kritik: eSIM rehberimiz ve kart & döviz rehberimiz işinizi kolaylaştırır. Avrupa'yı trenle geçtiyseniz Interrail rehberimiz de işinize yarayabilir.

Bu rotadaki şehir rehberleri: Rotadaki başlıca duraklar için Venedik, Floransa, Roma, Berlin ve Amsterdam rehberlerine, tümü için şehir rehberleri sayfasına göz atabilirsiniz.