Avrupa haritasına ilk baktığımda böyle bir yer olduğuna inanmamıştım: İsviçre'nin tam ortasında, göl kenarında, üç tarafı dağlarla çevrili minicik bir İtalyan kasabası. Ne bir kara koridoru, ne bir tünel — İtalya'ya bağlanan hiçbir doğrudan kara yolu yok. Campione d'Italia'yı harita üzerinde bulduğumda önce bir çizim hatası sandım. Değildi. 45 küsur ülke gezip onlarca "tuhaf sınır" görmüş biri olarak söyleyebilirim: Avrupa'da bundan daha şaşırtıcı bir coğrafi anomali az bulunur.
Nerede bu tuhaf yer?
Campione d'İtalia, Lugano Gölü'nün kıyısında, tamamen İsviçre'nin Ticino (Tessin) kantonu toprakları içinde kalan bir İtalyan eksklavıdır — yani ülkesinin ana toprağından tamamen kopuk, komşu bir devletin sınırları içine "gömülü" bir parça. Yüzölçümü küçük: kara alanı yaklaşık 0,9 kilometrekare, göl payıyla birlikte toplam 2,6 kilometrekare civarında. En yakın İtalyan şehri Como'ya kuş uçuşu mesafe kısa görünse de, yola çıktığınızda karşınıza çıkan gerçek şudur: Campione'ye İtalya topraklarından doğrudan bir kara bağlantısı yoktur. Göl, kasabayı anakaradan fiilen ayırır; yol bağlantısı İsviçre toprakları üzerinden, Lugano üzerinden sağlanır. Yani bu minik İtalyan kasabasına gitmek için önce İsviçre'ye girmeniz gerekir — pasaport kontrolü olmasa da (ikisi de Schengen alanında), coğrafi gerçeklik budur.
Bu konum, kasabanın günlük hayatını da baştan aşağı şekillendirmiş. Elektrik, çöp toplama, telefon altyapısı gibi pek çok temel hizmet tarihsel olarak İsviçre sağlayıcıları üzerinden yürütülmüş; kasaba fiilen İsviçre'nin ekonomik dokusuna dikilmiş durumda.
Bu tuhaflık nereden geliyor?
Campione'nin bu garip statüsü modern bir kaza değil, kökleri 8. yüzyıla uzanan bir hikâye. Rivayete göre 777 yılında Totone adlı yerel bir Lombard senyörü, mirasını Milano başpiskoposluğuna bırakmış; toprak daha sonra Sant'Ambrogio Bazilikası'nın mülkiyetine geçmiş. Asıl kırılma noktası ise 1512'de yaşanmış: Papa II. Julius, Kutsal Birlik Savaşı'ndaki desteğine karşılık Ticino bölgesini Como piskoposluğundan alıp İsviçre'ye devretmiş. Ancak manastır, bugünkü Campione topraklarının kontrolünü elinde tutmaya devam etmiş — sonuç, çevresi tamamen İsviçre toprağıyla kuşatılmış küçük bir dini mülkiyet olmuş.
1798'de Ticino resmen İsviçre Konfederasyonu'na katıldığında Campione halkı bilinçli bir tercih yapıp Cisalpine Cumhuriyeti'nde, yani İtalyan tarafında kalmayı seçmiş. Sonraki yüzyılda İsviçre'ye katılma yönünde birkaç girişim daha olmuş — 1800'de bir toprak takası teklifi, 1814'te bir referandum denemesi, hatta 1848 İtalyan bağımsızlık savaşı sırasında İsviçre'ye üyelik talebi — ama bunların hiçbiri sonuç vermemiş; İsviçre'nin tarafsızlık politikası son talebi bile reddetmesine yol açmış. Yani Campione'nin bugünkü tuhaf konumu, iki yüzyıldan uzun süredir tekrar tekrar test edilmiş ve her seferinde İtalyan kalma yönünde sonuçlanmış bilinçli bir tarihsel tercihin ürünü.
Küçük nüfus, büyük gündelik gariplik
Campione d'Italia'nın nüfusu oldukça küçük: güncel kayıtlara göre yaklaşık 1.800-1.850 civarında sakini var. Bu haliyle İtalya'nın en küçük belediyelerinden biri, ama sıradan bir küçük kasaba değil. Telefon kodu bile burada bir anekdot konusu: kasabanın büyük bölümü İsviçre'nin +41 (özellikle Ticino'nun 091) alan koduyla arananıyor; İtalyan +39 kodu resmi olarak yalnızca belediye binası gibi birkaç noktaya bağlanıyor. Para birimi konusunda da benzer bir ikilik var — euro resmi para birimi olsa da, İsviçre frangı günlük hayatta hâlâ yaygın biçimde kabul görüyor; pek çok yerel işletme ve otomat fiyatları her iki para biriminde de gösteriyor. Araç plakaları uzun yıllar Ticino kantonunun İsviçre plakalarıyla dolaşırken, 2020'den itibaren İtalyan (Como/CO) plakalarına geçiş yapıldı.
Kumarhanenin çöküşü: 2018'de patlayan mali kriz
Campione'nin ekonomisi neredeyse tek bir kuruma bağlıydı: Casinò di Campione. Erken 20. yüzyılda kurulan ve zamanla Avrupa'nın en büyük kumarhanelerinden biri hâline gelen bu dev tesis, kasabanın belediye bütçesinin büyük kısmını, istihdamın önemli bölümünü tek başına taşıyordu. 27 Temmuz 2018'de kumarhane resmen iflasını açıkladı. Yönetim hataları, azalan ziyaretçi sayısı ve büyüyen borç yükü bir araya gelmiş, toplam yükümlülükler 100 milyon avroyu aşan seviyelere ulaşmıştı. Yaklaşık 480 çalışan işini kaybetti; kasabanın kendisi de fiilen iflasın eşiğine sürüklendi — çünkü belediye bütçesinin can damarı kurumuştu. İsviçreli alacaklılara olan ve yaklaşık 5 milyon İsviçre frangı tutarındaki borçların çözümü, sonraki yıllarda İtalya-İsviçre arasındaki müzakerelerin bir parçası oldu.
Kasaba yıllarca bu krizin gölgesinde kaldı. Kumarhane, küçültülmüş bir ölçekte ve yeniden yapılanmayla birlikte ancak 26 Ocak 2022'de kapılarını tekrar açabildi — kapanışından yaklaşık üç buçuk yıl sonra. Bugün hâlâ faaliyette, ama eski ihtişamının çok gerisinde bir operasyonla.
2020'de gümrük birliği: AB gümrük bölgesine giriş
Kasabanın hukuki statüsünde asıl köklü değişim 1 Ocak 2020'de yaşandı. Campione d'Italia, o tarihe kadar coğrafi konumu nedeniyle fiilen İsviçre gümrük bölgesinin bir parçası gibi işliyor, İsviçre KDV oranları geçerli oluyordu. 1 Ocak 2020 itibarıyla kasaba resmen Avrupa Birliği gümrük bölgesine ve KDV sistemine dahil edildi. Bu geçiş, İtalyan hükümeti ile İsviçre arasında imzalanan bir anlaşma çerçevesinde gerçekleşti; anlaşmanın bir parçası olarak İtalya, kumarhanenin çöküşünden kalan İsviçreli alacaklılara olan borçların da bir kısmını üstlendi. Sonuç olarak kasaba hukuken hep İtalyan toprağı olmaya devam etti — egemenlik hiçbir zaman tartışma konusu olmadı — ama vergi ve gümrük rejimi bu tarihte köklü biçimde değişti.
Önemli bir not: kasaba egemenlik olarak asla İsviçre'ye bağlanmadı; söz konusu olan yalnızca gümrük ve vergi rejiminin AB standartlarına uyarlanmasıydı. Yani Campione d'Italia bugün de tam anlamıyla İtalyan toprağıdır — belediye başkanı İtalyan seçmenlerce seçilir, okullar İtalyan müfredatını izler, resmi dil İtalyancadır.
Bugün: İtalyan toprağı, İsviçre alışkanlıkları
Campione d'Italia'yı bu kadar ilginç kılan da tam olarak bu hibrit durum. Hukuken İtalya, fiilen günlük hayatın büyük kısmında İsviçre'nin ritmine bağlı bir yer. Yol tabelaları İtalyanca, ama işaretlerin çoğu Ticino kantonunun standartlarına uygun. Postane İtalyan, ama pek çok gündelik işlem İsviçre frangı üzerinden yürüyebiliyor. Bu ikili yapı, ziyaretçi için de kasaba sakinleri için de sürekli hatırlatılan bir gerçeklik: sınırlar haritada net görünse de, gündelik hayatta bu kadar keskin çizilmiyor.
Günübirlik ziyaret için pratik bilgiler
Campione d'Italia'yı gezmek aslında hiç karmaşık değil, tam tersine oldukça kolay bir günübirlik gezi. Lugano'dan yola çıkanlar için en pratik seçenek gölü geçen feribot ya da kısa otobüs hattı; araçla gelenler de İsviçre yolları üzerinden birkaç dakika içinde kasabaya ulaşıyor. Her iki ülke de Schengen alanında olduğu için sınırda herhangi bir pasaport kontrolü yok — geçiş, bir belediyeden diğerine geçmek kadar sıradan hissettiriyor, gerçi tabelalar ve para birimi bir anda değiştiği için insan yine de küçük bir "sınır geçtim" hissi yaşıyor.
Kasabada gezilecek yer listesi uzun değil ama doyurucu: göl manzaralı yürüyüş yolu, yeniden açılan kumarhane binası, küçük ama şık Santa Maria dei Ghirli Kilisesi ve etrafı saran Ticino dağlarının manzarası. Bir öğleden sonrayı rahatça doldurabilecek, sakin, biraz da gerçeküstü bir mola noktası. Benim tavsiyem: Lugano'da birkaç gün geçiriyorsanız, yarım günlük bir sapmayla buraya uğrayın. Avrupa'da ulus-devlet sınırlarının kağıt üzerinde ne kadar keskin, gerçek hayatta ise ne kadar bulanık olabileceğini bu kadar çarpıcı gösteren başka çok az yer var.



