Şeffaflik notu: Gelir eşiği, vize süresi ve muafiyet kuralları Japonya tarafında değişebiliyor; başvurudan önce mutlaka Japonya Göçmenlik İdaresi (Immigration Services Agency) ve size en yakın Japonya Büyükelçiliği/Konsolosluğu'nun güncel sayfasını kontrol edin.

45 küsur ülke gezdim, epeyce vize başvurusu doldurdum ama Japonya'nın dijital göçebe vizesini ilk duyduğumda içimden "sonunda" dedim. Mart 2024'te resmen yürürlüğe giren bu vize, uzun süredir "hayır" diyen Japonya'nın uzaktan çalışanlara kapıyı en azından yarı aralık açması anlamına geliyor. Ama gerçek şu: bu vize herkese göre değil, hatta çoğu dijital göçebeye göre bile değil. Türk vatandaşları için ise işin içine bir kaç ek detay daha giriyor, çünkü çoğu vize rehberi bu programı AB pasaportlulara göre anlatıyor ve bizim durumumuz orada hiç geçmiyor.

Japonya'nın dijital göçebe vizesi ne sunuyor?

Bu vize kategorisi, yurt dışındaki bir işverene bağlı çalışan ya da yurt dışındaki müşterilere hizmet veren serbest çalışanların Japonya'da kalıp uzaktan çalışmasına izin veriyor. Yani Japonya'da bir işe girmiyorsunuz, gelirinizi Japonya dışından üretmeye devam ediyorsunuz — klasik dijital göçebe tanımına tam oturuyor. Vize, tek girişli (single-entry) düzenleniyor; yani vize süresi içinde Japonya'dan çıkarsanız geri dönmek için yeniden başvurmanız gerekiyor. Ayrıca vize süresince özel sağlık sigortası zorunlu, çünkü dijital göçebeler Japonya'nın ulusal sağlık sigortası sistemine dahil olamıyor.

Genel olarak dijital göçebe vizesi veren ülkelerin çoğunu ve karşılaştırmalı şartlarını daha önce dijital göçebe vizesi veren 12 ülke yazımda topladım; Japonya o listedeki en katı ama en "prestijli" örneklerden biri diyebilirim.

Gelir şartı: 10 milyon yen kimseyi şaşırtmasın diye

Japonya'nın gelir eşiği, çoğu dijital göçebe vizesinden belirgin şekilde yüksek: yıllık en az 10 milyon yen, yani yaklaşık 67-70 bin dolar civarı bir gelir (döviz kuruna göre değişir). Bu rakamı yalnızca kazandığınızı beyan etmek yetmiyor; yurt dışındaki işvereninizden ya da müşterilerinizden gelen düzenli gelir akışını, sözleşmeleri ve banka kayıtlarını belgelemeniz gerekiyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Portekiz veya Hırvatistan gibi ülkelerin dijital göçebe vizelerinde gelir eşiği çoğu zaman aylık 2-3 bin dolar bandında kalıyor; Japonya bunun kat kat üzerinde bir seviye istiyor. Bu da vizeyi orta-üst gelirli, kurumsal müşterilerle çalışan freelancer'lar ve uzaktan çalışan kıdemli profesyoneller için anlamlı kılıyor; yeni başlayan bir freelancer için bu eşiği tutturmak gerçekçi değil.

6 ay ve uzatılamama kuralı: bu vizenin can alıcı noktası

İşin can alıcı kısmı burada başlıyor: vize en fazla 6 ay geçerli ve uzatılamıyor. Sürenin bitiminde Japonya'da kalmaya devam edemiyorsunuz, başka bir vize kategorisine geçiş de bu vize üzerinden mümkün değil. Yaygın olarak aktarılan bilgiye göre, aynı vizeye tekrar başvurabilmek için Japonya'dan ayrıldıktan sonra ülke dışında en az altı ay geçirmeniz gerekiyor — yani "6 ay Japonya'da, 6 ay dışarıda" şeklinde sürekli bir döngü kurmak mümkün değil, en iyi ihtimalle yılda bir kez, tek seferlik bir Japonya deneyimi yaşıyorsunuz. Bu kuralı başvurudan önce mutlaka güncel kaynaktan teyit edin, çünkü göçmenlik uygulamaları zamanla revize edilebiliyor.

Bu da vizeyi "Japonya'yı üs edip Asya'da uzun süre yaşamak isteyenler" için değil, "Japonya'yı birkaç aylığına deneyimlemek, orada verimli çalışmak ve sonra devam etmek isteyenler" için bir araç haline getiriyor. Schengen bölgesindeki 90/180 gün kuralına alışkın olanlar için bu biraz tanıdık gelebilir; o mantığı ve hesaplamayı Schengen 90/180 gün kuralı yazımda ayrıntılı anlatmıştım — Japonya'nınki daha katı çünkü uzatma seçeneği hiç yok.

Türk vatandaşları için özel durum: vizesiz giriş var, ama bu vize ayrı bir kategori

Burası çoğu İngilizce rehberin hiç değinmediği kısım. Türk vatandaşları, biyometrik (çipli) pasaportla, turistik amaçlı ziyaretlerde Japonya'ya 90 güne kadar vizesiz girebiliyor — Japonya'nın karşılıklı vize muafiyeti düzenlemesi Türkiye'yi kapsıyor. Yani "Japonya'ya gitmek için vizeye ihtiyacım var mı" sorusunun cevabı, salt turizm için hayır. Ama bu durum dijital göçebe vizesiyle karıştırılmamalı: vizesiz giriş size çalışma izni vermiyor, sadece turist statüsünde kalma hakkı tanıyor. Uzaktan da olsa "çalışmak" amacıyla altı aya kadar kalmak istiyorsanız, bu ayrı bir vize kategorisi ve önceden başvuru gerektiriyor.

İyi haber şu: Japonya'nın dijital göçebe vizesi programı, başvuranın vatandaşı olduğu ülkenin hem vize muafiyeti anlaşması hem de çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmasını şart koşuyor. Türkiye her iki kriteri de karşılıyor — Türkiye ile Japonya arasında hem karşılıklı vize muafiyeti düzenlemesi hem de çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması yürürlükte. Bu, birçok "AB dışı" ülke vatandaşının bu vizeye hiç başvuramadığı bir dönemde Türk vatandaşları için gerçek bir avantaj. Yani coğrafi ve diplomatik açıdan kapı bize kapalı değil; asıl engel gelir eşiği ve sürenin kısalığı.

Vize süresince Japonya'daki yabancı kaynaklı gelir üzerinden gelir vergisinden muaf tutuluyorsunuz, ama bu sizi Türkiye'deki vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinizden kurtarmıyor. Uzaktan çalışırken sosyal güvenlik tarafını nasıl toparlayacağınızı, A1 benzeri belgelerin ne işe yaradığını daha önce uzaktan çalışma ve sosyal güvenlik yazımda ele almıştım; Japonya'ya gitmeden önce o tarafı da netleştirmeniz gerekiyor.

Başvuru süreci nasıl işliyor?

Başvuru, bulunduğunuz ülkedeki Japonya Büyükelçiliği veya Konsolosluğu üzerinden yapılıyor. Genel hatlarıyla istenenler şunlar: geçerli pasaport, gelir şartını kanıtlayan belgeler (iş sözleşmesi, son dönem gelir beyanları, banka ekstreleri), Japonya kapsayan özel sağlık sigortası poliçesi ve temiz sabıka kaydı. Süreç ve istenen evrak listesi zamanla değişebildiği için başvuru öncesi mutlaka size en yakın Japonya temsilciliğinin güncel listesini kontrol edin — bu tür belgesel şartlarda "geçen yıl böyleydi" demek risklidir.

Bu vize gerçekten kime uygun?

Dürüst olmak gerekirse bu vize, sürekli göçebelik yapan ya da Asya'da uzun vadeli bir üs arayan biri için ideal değil. Tek seferlik, altı aylık bir pencere sunuyor ve o pencere kapandığında bir sonraki başvuru için en az altı ay beklemeniz gerekiyor. Buna karşılık, yüksek gelirli bir freelancer ya da uzaktan çalışan kıdemli profesyonelseniz, Japonya'yı gerçekten deneyimlemek — sadece iki haftalık bir tatil değil, gündelik hayatını, iş ritmini, mevsimlerini görmek — istiyorsanız bu vize tam da bunun için tasarlanmış. Kira, coğrafya, dil bariyeri gibi pratik zorluklar cabası ama en azından "vize" engeli artık aşılabilir durumda.

Benim tavsiyem: gelir eşiğini net karşılıyorsanız ve altı ayı "Japonya'da yaşa-çalış" deneyimi olarak, tekrarlanabilir bir düzen değil de tek seferlik bir fırsat olarak görüyorsanız başvurun. Aksi halde, 90 günlük vizesiz turist statüsüyle daha kısa ama tekrarlanabilir Japonya ziyaretleri planlamak, birçok kişi için hâlâ daha pratik bir yol.