Girne'den batıya doğru, zeytinliklerin arasından kıvrılan sahil yolunda yaklaşık yarım saat ilerleyin: karşınıza, dışarıdan bakıldığında adanın yüzlerce köyünden biri gibi duran sakin bir yerleşim çıkar — Kormakitis (Kıbrıs Rumcasında Korucam). Ama bu köyde, dünyanın başka hiçbir yerinde konuşulmayan bir dil, artık sayıları birkaç yüzü geçmeyen kişinin ağzında hâlâ yaşıyor: Sanna, yani Kıbrıs Maruni Arapçası. UNESCO'nun "ciddi tehlike altında" (severely endangered) olarak sınıflandırdığı bu dil, adada sekiz asırdır varlığını sürdüren küçük bir topluluğun — Kıbrıslı Marunilerin — kimliğinin belki de en kırılgan parçası.
Kormakitis ve Kıbrıslı Maruniler Kimdir?
Kıbrıslı Maruniler, kökenleri bugünkü Lübnan ve Suriye topraklarına uzanan bir Hristiyan topluluğudur. Adaya göçleri tek bir dalga hâlinde değil, 8. yüzyıldan başlayarak yüzyıllar içinde art arda yaşanan hareketlerle gerçekleşti: ilk göç dalgası İslam fetihleri döneminde, ikincisi 938 yılında bir manastırın yıkılmasının ardından, sonraki dalgalar ise Haçlı Kralı Guy de Lusignan'ın kıyıları korumak amacıyla Maruni savaşçıları adaya getirmesiyle ve 13. yüzyılda Akka'nın düşüşünün ardından yaşandı. 13. yüzyılda Kıbrıs'ta 50-80 bin civarında Maruni'nin, 60'a yakın köyde yaşadığı tahmin ediliyor. Osmanlı döneminde topluluk büyük ölçüde küçüldü; 1960'a gelindiğinde nüfus dört kuzey köyünde toplanmıştı: Kormakitis, Karpaşa, Asomatos ve Ayia Marina. Bunlar arasında Kormakitis en kalabalık olanıydı ve tek başına Kıbrıslı Marunilerin yaklaşık yarısını barındırıyordu — 1973'te köyün nüfusu 1.257 kişiydi.
1974'te adada yaşanan toplumlar arası çatışmalar ve bunu izleyen bölünmenin ardından, Maruni nüfusunun büyük bölümü güneye göç etti. Bugün Kormakitis, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içinde yer alıyor; köyde kalıcı olarak yaşayan Maruni sayısı 2011 itibarıyla resmi rakamlara göre birkaç yüzle sınırlı (köyün toplam nüfusu 309), tahminlere göre bunların 100-165 kadarı etnik Maruni. Buna karşılık hafta sonları köy, aileleriyle ve kiliseleriyle bağlarını sürdürmek isteyen, güneyde yaşayan eski sakinlerin ziyaretleriyle canlanıyor; ayin günlerinde 600'ü aşkın kişinin köye geldiği belirtiliyor.
Sanna Nedir? Arapça mı, Aramice mi?
Sanna hakkında en çok karıştırılan konulardan biri, dilin Aramice ile ilişkisi. Dilbilimciler Sanna'yı — akademik adıyla Kıbrıs Maruni Arapçası'nı — bir Aramice kalıntısı değil, Arapçanın bir lehçesi olarak sınıflandırıyor; daha spesifik olarak Levanten Arapçasından çok, Irak, Suriye ve Türkiye'deki bazı Arapça varyantlarına daha yakın olan "Kuzey Mezopotamya" (qeltu) tipi lehçelere bağlanıyor. Bununla birlikte iddia tamamen temelsiz de değil: dilde Aramice'den kalma bir alt-tabaka (substrat) izlerine rastlanıyor; bu da topluluğun, Kıbrıs'a göç etmeden önce, bölgede Aramiceden Arapçaya geçişin henüz yakın bir geçmiş olduğu bir dönemde Arapçayı benimsediğine işaret ediyor. Yani Sanna, Aramicenin devamı değil, tarihsel olarak Aramiceden Arapçaya geçiş sürecinin izlerini taşıyan bir Arapça diyalekti.
Sanna'yı asıl benzersiz kılan, sekiz asır boyunca diğer Arapça lehçelerinden kopuk biçimde, Rumca konuşan bir çoğunluğun içinde varlığını sürdürmüş olması. Dilbilimci Alexander Borg'un araştırmaları, Kıbrıs Rumcasıyla temasın dilin ses sistemini derinden etkilediğini gösteriyor: bazı Arapçaya özgü "vurgulu" ünsüzler kayboldu, ötümlü-ötümsüz ayrımı bulanıklaştı, Rumcadan çok sayıda sözcük dile girdi. Sonuç, hem söz varlığı hem ses yapısı bakımından diğer hiçbir Arapça lehçesine tam olarak benzemeyen, kendine özgü bir dil.
Kaç Kişi Konuşuyor ve Dil Neden Tehlikede?
Rakamlar konusunda dikkatli olmak gerekiyor, çünkü "Maruni nüfusu" ile "Sanna konuşanlar" aynı şey değil. Kıbrıslı Maruni cemaati bugün toplamda 5-6 bin kişi civarında tahmin ediliyor, fakat bunların büyük bölümü artık sadece Rumca veya Türkçe konuşuyor. Sanna'yı akıcı biçimde konuşabilenlerin sayısı çok daha düşük; 2011 sayımında, Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki bölgelerde yaşayan Maruni Kıbrıslıların hiçbiri Kıbrıs Arapçasını ana dili olarak beyan etmedi. Kalan konuşurların neredeyse tamamı yaşlı kuşaktan; 2000'li yılların başında yapılan tespitlere göre dili konuşabilenlerin tümü 30 yaşın üzerindeydi, yani dil kuşaktan kuşağa aktarılamıyor. Bu tablo, UNESCO'nun Tehlike Altındaki Diller Atlası'nda Sanna'yı 2002'den bu yana "ciddi tehlike altında" (severely endangered) kategorisinde listelemesinin nedenini açıklıyor.
Latin Harfleriyle Bir Dili Kurtarmak
Sanna'nın tarihsel olarak yazı dili yoktu; kuşaktan kuşağa yalnızca sözlü olarak aktarıldı. Dilin kaybolmasını yavaşlatmak amacıyla dilbilimci Alexander Borg, Rumca ve Maltacadan (kendisi de Latin alfabesiyle yazılan bir Arapça kökenli dil) esinlenen bir Latin alfabesi geliştirdi; bu yazı sistemi 2007'de "Hki Fi Sanna" adlı sivil toplum kuruluşu tarafından benimsendi. Bugün sözlükler, ders materyalleri ve topluluk etkinlikleri bu alfabeyle üretiliyor — ama konuşan nüfusun yaşlı ve azalan olması, çabaların önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.
Kormakitis'i Ziyaret Etmek: Ayios Yorgos Kilisesi ve Köyün Atmosferi
Kormakitis'e gidenleri, turistik bir durak havasından çok, zamanın yavaşladığı bir köy atmosferi karşılıyor: dar taş sokaklar, kapalı dükkân kepenkleri, zeytin ağaçları ve köyün ortasında yükselen Ayios Yorgos (Aziz Georgios) Kilisesi. 1900-1930 yılları arasında Maltalı mimarlar tarafından inşa edilen kilise, 1974 öncesinde Kıbrıs Maruni Kilisesi'nin resmi merkez kilisesiydi ve içinde 12. yüzyıla kadar uzanan ikonalar ve dini eşyalar barındırıyor. Kilise, ayin günleri dışında genellikle sakin; köyün gerçek canlılığını hissetmek isteyenler için hafta sonları, özellikle güneyden gelen eski sakinlerin ziyaretleriyle çakışan zamanlar daha uygun. Seyahat kısıtlamalarının 2003'te gevşetilmesinin ardından bu tür ziyaretler belirgin biçimde arttı. Köyde küçük bir kültür merkezi ve kafe benzeri duraklar bulunuyor; ziyaretçilerin çoğu köyü Girne çevresindeki bir günlük gezi rotasına dahil ediyor. Kıbrıs Cumhuriyeti, bölgede kalan Marunilere emekli maaşı ve kültürel destek sağlıyor, BM konvoyları ise düzenli aralıklarla köye erzak taşıyor — bu da Kormakitis'in, siyasi sınırların ortasında kalmış küçük ve kendine özgü bir yaşam alanı olduğunu gösteriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Sanna hâlâ günlük hayatta konuşuluyor mu?
Çok sınırlı ölçüde. Konuşurların büyük kısmı yaşlı kuşaktan ve dil artık evde çocuklara aktarılmıyor; bu yüzden UNESCO dili "ciddi tehlike altında" olarak sınıflandırıyor. Genç kuşaklar arasında dili anlayan olsa da akıcı konuşan sayısı çok az.
Sanna, Aramiceden mi geliyor?
Hayır. Dilbilimciler Sanna'yı bir Arapça diyalekti olarak sınıflandırıyor. Dilde Aramiceden kalma bazı izler bulunuyor, ancak bunlar dilin Aramicenin devamı olduğu anlamına gelmiyor — topluluğun Arapçaya geçtiği döneme ait bir alt-tabaka etkisi olarak değerlendiriliyor.
Kormakitis'i ziyaret etmek için özel bir izin gerekiyor mu?
Kormakitis, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan bir yerleşim olduğu için standart giriş kuralları geçerli. Ayios Yorgos Kilisesi ve köy merkezi ziyaretçilere açık; ayin saatleri ve özel etkinlikler için önceden bilgi almak faydalı olur.
Not: Bu yazı, dil ve kültür konularında güncel akademik kaynaklar ile bölgeye dair tarihî ve nüfus verileri temel alınarak hazırlanmıştır. Kıbrıs'ın siyasi statüsüne ilişkin taraflı ifadelerden kaçınılmış, 1974 sonrası gelişmeler yalnızca coğrafi ve idari bağlamda, nötr biçimde aktarılmıştır. Güncel ziyaret koşulları ve ayin saatleri için yerel kaynaklardan teyit alınması önerilir.



