Bir harita açıp "Orta Doğu" yazan bölgeye baktığınızda, aslında neyin ortasında olduğunu hiç düşündünüz mü? Kahire, Bağdat ya da Amman'da yaşayan biri için o toprak parçası "orta" değil, kendi evinin merkezidir. Peki bu isim nereden geliyor, kim "orta" ve kim "doğu" diye karar verdi? Cevap, sanılanın aksine kadim bir coğrafya biliminden değil, 20. yüzyıl başında bir deniz stratejisinin kâğıda dökülmesinden geliyor — ve bugün hâlâ dilbilimciler, tarihçiler ve bölge halkları arasında tartışılan bir mesele.

Bir Amerikalı Amiralin Kaleminden Çıkan İsim

"Middle East" (Orta Doğu) teriminin yaygınlaşmasında en çok anılan isim, Amerikalı deniz stratejisti Alfred Thayer Mahan'dır. Mahan, Eylül 1902'de İngiltere'de yayımlanan National Review dergisindeki bir makalesinde, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi tanımlamak için "Middle East" ifadesini kullandı. Amacı akademik değil, askeriydi: bu bölgenin, İngiliz donanmasının Malta ve Cebelitarık'takine benzer stratejik üslere ihtiyaç duyduğunu savunuyordu.

Mahan'ın makalesinin ardından İngiliz tarihçi Valentine Chirol, The Times gazetesinde Ekim 1902'de başlayan yirmi bölümlük bir dizide terimi devraldı ve kapsamını genişletti — Hindistan'a giden yolları "komuta eden" ya da Hindistan sınırına uzanan Asya bölgelerinin tümünü kapsayacak şekilde. Dizi 1903'te tamamlandığında The Times artık terimi tırnak işareti kullanmadan basıyordu; bu, ifadenin gazetecilik ve diplomatik dilde yerleşik hale geldiğinin bir işaretiydi. İlginç bir ayrıntı: II. Dünya Savaşı öncesinde "Near East" (Yakın Doğu) genellikle Türkiye ve Doğu Akdeniz'i, "Middle East" ise Mezopotamya'dan Birmanya'ya kadar uzanan — bugünkü Güney Asya'ya daha yakın — bir alanı tarif ediyordu. Terimin bugünkü anlamına oturması, İngilizlerin 1930'ların sonunda Kahire merkezli Orta Doğu Komutanlığı'nı kurmasıyla, ardından da ABD'nin 1946'da Washington'da Middle East Institute'u açmasıyla yaygınlaştı.

"Yakın", "Orta" ve "Uzak": Kimin Bakış Açısından?

Mahan'dan önce de İngiliz sömürge ve diplomasi dilinde benzer mantıkla kurulmuş terimler zaten vardı: "Near East" (bugünkü Balkanlar ve Anadolu için) ve "Far East" (Çin, Japonya, Güneydoğu Asya için). Bu üçlü sınıflandırmanın ortak paydası, hepsinin referans noktasının Londra — yani Batı Avrupa — olmasıydı. Bir bölge "yakın", "orta" ya da "uzak" oluyorsa, bu mesafe her zaman aynı merkezden ölçülüyordu: imparatorluğun başkentinden. Aynı mantık "Uzak Doğu" tabirinde de görülür; Tokyo'dan ya da Pekin'den bakıldığında "uzak" olan hiçbir şey yoktur, o "uzaklık" yalnızca Avrupa'nın konumuna göre anlam kazanır. Bu noktada terimlerin kötü niyetle icat edildiğini söylemek doğru olmaz — 19. ve 20. yüzyıl başı diplomatik/askeri yazışmalarında pratik bir ihtiyaçtan doğdular. Ama pratik kökenleri, onların aynı zamanda belirli bir bakış açısını normalleştirdiği gerçeğini değiştirmiyor.

Nevâl El-Sa'davi'nin İtirazı

Bu gözlemi en açık şekilde dile getirenlerden biri, Mısırlı yazar, doktor ve feminist aktivist Nevâl El-Sa'davi (Nawal El Saadawi) oldu. 2015 yılında Amsterdam'daki De Balie kültür merkezinde katıldığı canlı bir söyleşide, sunucu "Middle East" ifadesini kullandığında sözü kesip itiraz ettiği bir an geniş çapta paylaşıldı. El-Sa'davi, "Bu sömürgeci bir dil. Tıpkı 'üçüncü dünya', 'post-kolonyal' gibi" dedi ve terimin coğrafi bir anlam taşımadığını savundu: "Orta neye göre? Kime göre orta?" Konuşmasında, Mısır'ın Londra'ya göre "Orta Doğu", Hindistan'ın ise yine Londra'ya göre "Uzak Doğu" sayıldığını hatırlattı; esprili bir örnekle de İngiltere'ye gittiğinde orayı "Orta Batı", ABD'ye gittiğinde ise "Uzak Batı" olarak adlandırabileceğini, ama kimsenin bu isimleri sorgulamadığını belirtti. Sözlerini "Bu sömürgecilik. Bu sömürgeci bir dil; dili sömürgesizleştirmemiz gerekiyor" diyerek bağladı. 2012'deki World Forum'daki bir konuşmasında da benzer bir çizgide, "Middle East" gibi terimlerin sömürgeci bir dünya görüşünü içselleştirdiğini ve bölgenin kendi kimlik algısını şekillendirdiğini savunmuştu.

Alternatif İsimler Var mı?

Bu eleştiriler zamanla birkaç alternatif terimin ortaya çıkmasına yol açtı. Akademik çevrelerde, özellikle postkolonyal çalışmalar alanında "West Asia" (Batı Asya) ya da "WANA" (West Asia and North Africa — Batı Asya ve Kuzey Afrika) kullanımı yaygınlaşıyor. Tarım bilimleri ve iklim bilimi gibi alanlarda ise "SWANA" (Southwest Asia and North Africa — Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika) tercih ediliyor; ABD'de özellikle diaspora toplulukları arasında kimlik tanımlamasında da bu kısaltma giderek daha görünür hale geldi. "Southwest Asia" (Güneybatı Asya) tabiri tek başına daha az kullanılıyor, çünkü standart "Orta Doğu" tanımına genellikle dahil edilen Mısır, coğrafi olarak Asya değil Afrika'da yer alıyor — bu da terimin kapsayıcılığını tartışmalı kılıyor. Bununla birlikte hiçbir alternatif, "Middle East" / "Orta Doğu" kadar yaygın kullanım kazanmış değil; gazetecilikte, diplomaside ve günlük dilde hâlâ baskın terim bu. Bu da aslında terimlerin nasıl "doğal" göründüğü ama aslında tarihsel bir uzlaşmanın (ya da alışkanlığın) ürünü olduğu fikrini destekliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

"Orta Doğu" terimini ilk kim kullandı?
Terimin 1850'lerde İngiltere'nin Hindistan İdaresi (India Office) çevrelerinde de kullanıldığına dair izler var, ancak yaygınlaşmasını sağlayan isim Amerikalı deniz stratejisti Alfred Thayer Mahan'dır. Mahan, terimi 1902'de National Review dergisindeki bir makalede kullanmış, ardından The Times'tan Valentine Chirol bir dizi yazıyla kavramı genişletip yerleştirmiştir.

Nevâl El-Sa'davi tam olarak neye itiraz ediyordu?
El-Sa'davi, terimin coğrafi değil, tamamen konumsal bir referansa (Londra'ya göre "orta") dayandığını, dolayısıyla bölge halklarının kendini tanımlama biçimini dışarıdan, sömürgeci bir bakış açısıyla belirlediğini savunuyordu. 2015'teki Amsterdam söyleşisinde bunu canlı yayında dile getirmesi geniş yankı uyandırmıştı.

"Orta Doğu" yerine hangi terimler kullanılıyor?
En çok karşılaşılan alternatifler "West Asia" (Batı Asya), "WANA" (Batı Asya ve Kuzey Afrika) ve özellikle Kuzey Amerika'daki akademik ve diaspora çevrelerinde yaygınlaşan "SWANA" (Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika) kısaltmasıdır. Ancak hiçbiri henüz "Orta Doğu" kadar yaygın kullanılmıyor.

Not: Bu yazıda "Middle East" teriminin kökenine dair bilgiler İngilizce Wikipedia'nın "Middle East" maddesi ve dönemin Times/National Review yayınlarına atıfta bulunan tarihsel kaynaklardan; Nevâl El-Sa'davi'ye ait alıntılar ise 2015'te Amsterdam'daki De Balie kültür merkezinde yapılan ve çevrimiçi paylaşılan söyleşi kaydından derlenmiştir. Alıntıların İngilizceden Türkçeye çevirisinde anlam bütünlüğü gözetilmiştir.