1931 yılının Kasım ayında, Fransa'nın Nice kentindeki Villa Carabacel'de sade bir tören yapıldı. Gelin, yedi yıl önce ailesiyle birlikte İstanbul'dan sürgün edilmiş on yedi yaşındaki bir Osmanlı prensesiydi. Damat ise binlerce kilometre uzakta, Hindistan'ın en zengin prenslik devletlerinden birinin veliahdıydı. Bu evlilik, iki imparatorluk geleneğinin -Osmanlı ve Haydarabad Nizamlığı'nın- kesiştiği ender anlardan biri olarak tarihe geçti. Dürrüşehvar Sultan'ın hikâyesi, bir sürgün draması kadar, yeni bir vatanda bırakılan kalıcı izlerin de hikâyesidir.
Bir Hanedanın Sürgünü ve Nice'te Yeni Bir Hayat
Dürrüşehvar Sultan, 26 Ocak 1914'te İstanbul'da, Üsküdar'daki Çamlıca Sarayı'nda dünyaya geldi. Babası, son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi; annesi ise Mehisti Kadınefendi'ydi. Çocukluğu Dolmabahçe Sarayı'nda geçti ve halife olan babasının Cuma selamlığı törenlerine eşlik etti.
3 Mart 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin halifeliği kaldırma kararının ardından, Osmanlı hanedanı üyelerinin yurt dışına çıkarılması kararlaştırıldı. Bu karar, yalnızca Abdülmecid Efendi'yi değil, hanedana mensup onlarca kişiyi de kapsıyordu; aileler kısa sürede eşyalarını toplayıp trenle Avrupa'ya yola çıkmak zorunda kaldı. Abdülmecid Efendi ve ailesi bu kararla birlikte önce İsviçre'ye, ardından Fransa'nın Nice kentine yerleşti ve burada sıradan bir sürgün hayatı sürmeye başladı. On yaşındaki Dürrüşehvar Sultan için bu, Dolmabahçe Sarayı'ndaki çocukluğun aniden sona ermesi ve yepyeni, belirsiz bir hayatın başlangıcı anlamına geliyordu.
Sürgün yıllarında ailenin geçimine, o dönem "dünyanın en zengin adamı" olarak anılan Haydarabad'ın yedinci Nizamı Mir Osman Ali Khan'ın sağladığı aylık maddi destek katkıda bulundu -bu destek, yıllar sonra gerçekleşecek akrabalık bağının da bir tür öncüsü oldu.
Osmanlı ile Haydarabad'ın Buluşması: 1931 Düğünü
12 Kasım 1931'de Nice'teki Villa Carabacel'de, on yedi yaşındaki Dürrüşehvar Sultan, Haydarabad Nizamı'nın büyük oğlu ve veliahdı Prens Azam Cah ile evlendi. Törenin ardından çift, 12 Aralık 1931'de Venedik'ten gemiyle Hindistan'a doğru yola çıktı. Dürrüşehvar Sultan bu evlilikle "Haydarabad Veliahd Prensesi" ve "Berar Prensesi" unvanlarını aldı; yerel kaynaklarda "Durdana Begüm" olarak da anıldı.
Fransızca, Türkçe, İngilizce ve Urduca konuşabilen prenses, Hindistan'a vardığında hem Osmanlı sarayının son temsilcilerinden biri hem de yeni bir hanedanın gelini olarak dikkat çekti. Eşi Azam Cah, Haydarabad'da Hussain Sagar gölü kıyısındaki Bella Vista Sarayı'nda ikamet ediyordu; çiftin Hindistan'daki yaşamı büyük ölçüde bu sarayda geçti.
Haydarabad Veliahd Prensesi: Eğitim ve Hayır İşleri Öncüsü
Dürrüşehvar Sultan, Haydarabad'da sıradan bir saray gelini olmakla yetinmedi. Kadınlar için bir "junior college" (kız yüksekokulu) kurulmasına öncülük etti, Osmania Genel Hastanesi'nin faaliyetlerine katkı sundu ve 1936'da Begumpet Havalimanı'nın açılışını yaptı. Kuzeniyle birlikte kadın eğitimi ve haklarının savunuculuğunu üstlenerek, dönemin Hindistan'ında sosyeteye öncülük eden, aynı zamanda hayırseverlikleriyle tanınan iki figür haline geldiler.
Evlilik, 1954'te boşanmayla sona erdi. Dürrüşehvar Sultan bu tarihten sonra annesi Mehisti Hanım ile birlikte Londra'ya yerleşti; ancak hayatı boyunca Türkiye'ye düzenli ziyaretler yapmayı sürdürdü. 7 Şubat 2006'da Londra'da 92 yaşında hayatını kaybeden prenses, Brookwood Mezarlığı'nda annesinin yanına defnedildi.
Bugün Haydarabad'da Osmanlı-Haydarabad Bağlantısı
Haydarabad Nizamlığı, 1724'te kurulan Asaf Cahi hanedanının yönetimindeki Hindistan'ın en varlıklı prenslik devletlerinden biriydi; yedinci Nizam Mir Osman Ali Khan, 1937'de Time dergisi tarafından "dünyanın en zengin adamı" ilan edilmişti. Hindistan'ın bağımsızlığının ardından Eylül 1948'de gerçekleştirilen askeri harekâtla (Operation Polo) Hindistan Birliği'ne katılan devlet, resmi olarak Ocak 1950'de bu katılımı tescillendirdi.
Bugün Haydarabad'ı ziyaret edenler için Nizamlar döneminden kalan pek çok yapı hâlâ ayakta: 1893'te Avrupa neoklasik üslubuyla inşa edilmiş ve günümüzde otel olarak hizmet veren Falaknuma Sarayı ile hanedanın resmi ikametgâhı olan Chowmahalla Sarayı bunların başında gelir. Dürrüşehvar Sultan'ın eşiyle birlikte yaşadığı Bella Vista Sarayı da Hussain Sagar gölü kıyısında yer alır. Ayrıca prensesin açılışını yaptığı Begumpet Havalimanı ve katkı sunduğu Osmania Genel Hastanesi, şehrin günlük yaşamının hâlâ bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Bu yapıların hiçbiri doğrudan bir "Osmanlı anıtı" değildir; ancak her biri, İstanbul'dan sürgün edilen bir prensesin Hindistan'a nasıl kalıcı bir miras bıraktığını hatırlatan somut duraklardır. Hindistan'a seyahat planlayanlar için Haydarabad, yalnızca Nizamların mirasını değil, bir Osmanlı prensesinin de izlerini taşıyan nadir duraklardan biri.
Sıkça Sorulan Sorular
Dürrüşehvar Sultan kimdir?
Son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi'nin kızıdır. 1924'te ailesiyle sürgün edildi, 1931'de Haydarabad Nizamlığı veliahdı Prens Azam Cah ile evlenerek Haydarabad Veliahd Prensesi unvanını aldı.
Dürrüşehvar Sultan nerede ve ne zaman vefat etti?
7 Şubat 2006'da Londra'da, 92 yaşında vefat etti ve Brookwood Mezarlığı'nda annesi Mehisti Hanım'ın yanına defnedildi.
Haydarabad'da Osmanlı bağlantısını gösteren yerler var mı?
Evet. Eşiyle birlikte yaşadığı Bella Vista Sarayı, açılışını yaptığı Begumpet Havalimanı ve katkı sunduğu Osmania Genel Hastanesi günümüzde de ziyaret edilebilir; Nizamlar dönemine ait Falaknuma ve Chowmahalla sarayları da şehrin önemli tarihi duraklarındandır.
Not: Bu yazıdaki bilgiler Dürrüşehvar Sultan, Azam Cah ve Haydarabad Nizamlığı'na ilişkin İngilizce ve Türkçe Wikipedia kaynakları ile çapraz doğrulanmıştır. Tarihler ve unvanlar kaynaklar arasında büyük ölçüde tutarlıdır; okuyucuların akademik çalışmalarda birincil kaynaklara başvurması önerilir.



