“Arkadaşım Amerika’dan gelecek, vize gerekiyor mu?” ya da “İngiltere’deki iş ortağımız için ne yapmamız lazım?” soruları, özellikle turizm sektöründe çalışanların ve yabancı misafir ağırlayanların en sık karşılaştığı konulardan. Ben de yıllardır hem kendi seyahatlerimde hem de yurt dışından gelen dostlarımı ağırlarken bu konunun ne kadar kafa karıştırıcı olabildiğini gördüm. Çünkü internette dolaşan bilgilerin büyük bir kısmı ya güncel değil ya da yanlış yorumlanıyor. Bu yazıda, 15 Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın resmî sayfası ve e-Vize sistemi üzerinden doğruladığım bilgileri, sizin ağırlayacağınız kişiler açısından derliyorum.

Önce en kritik noktayı netleştirelim: Bu yazı, Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışı ile ilgili değil. Tam tersi yönde, yani yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’ye girişiyle ilgili. Siz vize derdinde değilsiniz; sizin derdiniz, gelecek olan kişinin kapıda geri çevrilmemesi.

Önce Şu Yanlış Bilgiyi Düzeltelim: ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya Vizesiz Giriyor

Evet, doğru okuyorsunuz. Hâlâ birçok seyahat blogu ve hatta bazı turizm acentesi siteleri, bu ülke vatandaşlarının Türkiye’ye vize alması gerektiğini yazıyor. Bu bilgi tamamen güncelliğini yitirmiş durumda. 2026 itibarıyla resmî verilere göre:

  • ABD: Umuma mahsus (bordo) pasaport sahipleri, her 180 günlük dönemde 90 güne kadar vizesiz girebiliyor. Ancak resmî pasaport sahiplerinin vize alması gerekiyor.
  • Kanada: Umuma mahsus pasaportlarda aynı şekilde 180 günde 90 gün vizesiz. Resmî pasaportlar için vize şart.
  • Birleşik Krallık: Turizm amacıyla seyahat eden umuma mahsus pasaport sahipleri 180 günde 90 gün vizesiz. Diplomatik ve resmî pasaportlar vizeye tabi. Ayrıca “British National Overseas”, “British Subject” ve “British Protected Person” pasaportu taşıyanlar için farklı kurallar geçerli.
  • Avustralya: Turizm ve transit geçişlerde 180 günde 90 gün vizesiz. Resmî pasaportlar vize istiyor.

Bu bilgiyi özellikle vurguluyorum çünkü Amerika’dan gelecek bir arkadaşınız “vize almam gerekiyor mu?” diye sorduğunda, ona internetteki eski tarihli kaynakları göndermeyin. Doğru cevap: hayır, turistik amaçla ve süre sınırına uyarak vizesiz gelebilir.

Sistem Nasıl İşliyor? Üç Şey Aynı Anda Belirleyici

Türkiye’nin vize politikası tek bir listeye indirgenemeyecek kadar detaylı. Dışişleri Bakanlığı’nın sayfasında yaklaşık 199 ülke/bölge için ayrı ayrı kurallar var. Bunların yaklaşık 92’si umuma mahsus pasaport sahiplerine 90 günlük vize muafiyeti tanıyor, yaklaşık 41’i ise vize zorunluluğu getiriyor. Resmî e-Vize sitesindeki uygun ülkeler listesinde ise 48 ülke/bölge yer alıyor.

Ancak asıl mesele şu: Kurallar aynı anda üç şeye bağlı olarak değişiyor:

  1. Kişinin uyruğuna,
  2. Taşıdığı pasaport tipine (umuma mahsus, resmî, hizmet, diplomatik),
  3. Bazen de yaşına.

Yani “Alman vatandaşı vizesiz girer” demek yeterli değil; o Alman vatandaşının hangi tip pasaport taşıdığı da önemli. Örneğin Almanya, Hollanda, Belçika, İspanya, Portekiz, Polonya, Avusturya, Hırvatistan, Estonya, Letonya ve Litvanya’nın hem umuma mahsus hem de resmî pasaportları 90 gün vizesiz. Ama Bahreyn’de işler tersine dönüyor: Umuma mahsus pasaport 90 gün vizesizken, resmî pasaport sahiplerinin vize alması gerekiyor (sınır kapılarında 15 güne kadar alabilseler de). Bu tür istisnalar, “ülkesi şu listede” diye genelleme yapmayı tehlikeli hale getiriyor.

90 Gün Kuralı Herkeste Aynı mı? Hayır, Dikkat!

Bir de “90 gün” ifadesinin her ülke için aynı şekilde hesaplanmadığını bilmek gerekiyor. Resmî sitedeki ifadeler ülkeye göre değişiyor:

  • “Her 180 günlük dönemde 90 gün” (kayan pencere): ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya, Hırvatistan, Letonya gibi ülkeler.
  • “İlk giriş tarihinden itibaren altı ay içinde 90 gün” (sabit pencere): Estonya, Sırbistan, Katar gibi ülkeler.
  • Sadece “90 güne kadar”: Almanya, Japonya, Brezilya gibi ülkeler.

Bu fark, özellikle sık seyahat edenler için kritik. Örneğin “her 180 günde 90 gün” kuralına tabi bir ABD vatandaşı, Türkiye’de 60 gün kalıp çıkıp tekrar girerse, kalan 30 günü dolmadan yeni bir 180 günlük dönem başlamaz. Oysa “ilk girişten itibaren altı ay” diyen ülke vatandaşları için hesap daha basittir. Bu yüzden misafiriniz sık sık gelip gidiyorsa, kendi ülkesinin resmî sitesindeki tam ifadeyi okumasını hatırlatın.

“e-Vize Listesinde Olmak = Vize Gerekli” Demek Değildir

Bu, çok kişinin düştüğü ve ciddi mağduriyetlere yol açan bir tuzak. e-Vize başvuru sitesindeki uygun ülkeler listesinde Hırvatistan, Estonya, Letonya ve Litvanya da yer alıyor. Ancak bu ülkelerin umuma mahsus pasaport sahipleri, Dışişleri Bakanlığı’na göre zaten 90 gün vizesiz. Yani listede görünmek “bu ülke vatandaşları vize almalı” anlamına gelmiyor; sadece “bu ülke vatandaşları, eğer vizeye ihtiyaç duyuyorlarsa bu kanalı kullanabilir” demek.

Dolayısıyla bir arkadaşınız size “ülkem e-Vize listesinde görünüyor, vize almam şart mı?” diye sorarsa, ona sakın “evet” demeyin. Önce kendi ülkesinin vize muafiyeti olup olmadığını kontrol edin. Gereksiz yere e-Vize ücreti ödemek, hem parasal kayıp hem de zaman kaybıdır.

e-Vize Nasıl Alınıyor ve Ne Kadar?

e-Vize sistemi, 17 Nisan 2013’te Dışişleri Bakanlığı tarafından hayata geçirildi. Resmî site evisa.gov.tr’dir ve tek resmî kanal burasıdır. Sistem, turizm veya ticari iş amaçlı seyahatler için geçerli. Çalışma, eğitim veya uzun süreli kalışlar için mutlaka Türk konsolosluklarından normal vize alınması gerekiyor.

Başvuru süreci gerçekten hızlı; bakanlık yaklaşık üç dakika sürdüğünü söylüyor. Ödeme Mastercard, Visa veya UnionPay ile yapılıyor. Son adımda size bir indirme bağlantısı veriliyor ve aynı bağlantı e-postanıza da gönderiliyor. Sınır kapısındaki memurlar e-Vizenizi sistemden görebiliyor, ancak resmî tavsiye, sistemde herhangi bir aksaklık olması ihtimaline karşı e-Vizenin çıktısını veya telefon/tablette yumuşak kopyasını yanınızda bulundurmanız yönünde.

Unutulmaması gereken en önemli şey: e-Vize, Türkiye’ye giriş garantisi değildir. Resmî açıklamada da belirtildiği gibi, sınır kapısındaki yetkililer e-Vize sahibini hiçbir açıklama yapmadan geri çevirme hakkına sahiptir. Bu, diğer tüm vizelerde olduğu gibi e-Vize için de geçerli.

Ücret konusunda ise tek bir fiyat yok. Ücret, ülkeye ve pasaport tipine göre değişiyor; hatta bazı ülke vatandaşları için ücretsiz. Site, ülke ve seyahat belgesi tipini seçtikten sonra ücreti gösteriyor.

İki Kademeli e-Vize: Düz ve Ön Koşullu

e-Vize almak herkes için aynı kolaylıkta değil. Kimi ülkeler için süreç çok basitken, kimileri için ön koşullar var:

  • Düz başvuru: Ermenistan (tek giriş, bir ay), Tayvan (tek giriş, bir ay), Vietnam (tek giriş, 30 güne kadar), Antigua ve Barbuda (üç ay, çoklu giriş), Güney Afrika (bir ay tek giriş online; üç ay çoklu giriş için konsolosluğa başvuru) gibi ülkeler doğrudan başvurabiliyor.
  • Ön koşullu başvuru: Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Nepal vatandaşları, e-Vize alabilmek için geçerli bir Schengen, ABD, İngiltere veya İrlanda vizesi ya da oturma iznine sahip olmak zorunda. Bu durumda tek girişlik, bir ay geçerli e-Vize veriliyor. (Nepal umuma mahsus pasaport sahipleri aksi halde sadece Türk misyonlarından 15 günlük vize alabiliyor.)

Bunların dışında, ülke seçildikten sonra ortaya çıkan başka özel şartlar da olabiliyor. Bu yüzden başvuruyu yapmadan önce ülke ve seyahat tarihlerini seçip çıkan koşulları dikkatle okumak şart.

Yaşa Göre Değişen Kurallar: Türkiye’ye Özgü Bir Detay

Vize politikasında yaş kriteri görmek alışılmadık bir durum, ama Türkiye’de var. Bu, özellikle Mısır, Irak, Cezayir ve Libya vatandaşları için geçerli:

Ülke 15 yaş altı 45–50 yaş üstü Orta yaş grubu
Mısır 15 yaş altı: ek şartsız e-Vize 45 yaş üstü: ek şartsız e-Vize 15–45 yaş: 30 gün tek giriş e-Vize için ek koşullar
Irak 15 yaş altı: 180 günde 90 gün vizesiz 50 yaş üstü: 180 günde 90 gün vizesiz 15–50 yaş: vize gerekli (Schengen/ABD/İngiltere/İrlanda vizesi veya oturma izni ile e-Vize alınabilir)
Cezayir 15 yaş altı: 180 günde 90 gün vizesiz (turizm) 50 yaş üstü: 180 günde 90 gün vizesiz (turizm) 15–50 yaş: vize gerekli
Libya 16 yaş altı: 6 ayda 90 gün vizesiz 45 yaş üstü: 6 ayda 90 gün vizesiz Diğer yaşlar: vize gerekli

Yani örneğin 52 yaşında bir Mısır vatandaşı, 30 yaşındaki yeğenine göre çok daha kolay bir şekilde Türkiye’ye gelebiliyor. Bu tür istisnaları bilmek, özellikle aile ziyaretleri planlarken işinizi kolaylaştırır.

Pasaport Geçerlilik Kuralı: En Çok Burada Takılıyorlar

Bu konu, vize muafiyeti olsun ya da olmasın herkesi ilgilendiriyor. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 7.1b maddesi uyarınca, 1 Ocak 2015’ten beri yürürlükte olan kurala göre: Türkiye’ye girecek yabancıların pasaportu veya seyahat belgesi, vize, e-Vize, vize muafiyeti veya ikamet izninde belirtilen kalış süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün daha geçerli olmalı.

Bunu bir örnekle netleştirelim: 90 günlük vize muafiyetiyle gelen bir misafirin pasaportu, Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren en az 90 + 60 = 150 gün daha geçerli olmak zorunda. Pasaportu 4 ay sonra bitecek birinin 90 günlük vize muafiyetiyle giriş yapması mümkün değil. Bu kural sadece e-Vize için değil, vizesiz girenler için de geçerli. Yani “vizesiz giriyorum, pasaportum yeterli” diye düşünmeyin.

Sahte Siteler ve Fahiş Ücretler Tuzağı

Bu konuyu mutlaka konuşmamız lazım çünkü Google’da “Turkey e-Visa” yazdığınızda karşınıza çıkan sonuçların önemli bir kısmı resmî site değil. Resmî siteye benzeyecek şekilde tasarlanmış, üst sıralarda reklam veren üçüncü parti “vize servisi” siteleri, devlet sitesi gibi görünüp ciddi paralar alıyor.

Raporlanan vakalara göre, devlet ücreti 43 USD olan bir e-Vize için bazı yolculardan yaklaşık 122 USD tahsil edilmiş. Başka bir vakada gerçek ücret 50 USD iken kişiden 200 USD istenmiş. Tripadvisor ve Trustpilot forumlarında bu tür şikâyetler oldukça yaygın.

Bir de vizesiz ülke vatandaşlarını hedef alan ikinci bir yöntem var: Bu siteler, Türkiye’ye giriş için seyahat sigortasının zorunlu olduğunu iddia edip pahalı bir poliçe satıyor. Seyahat sigortası yaptırmak elbette akıllıca, ama vize şartı değil. Bu tamamen bir dolandırıcılık yöntemi.

Bu sorun sadece Türkiye’ye özgü değil; Kamboçya ve Hindistan gibi ülkelerin resmî makamları da kendi e-Vize sistemleri için benzer uyarılar yayınlıyor. Yani bu, dünya genelinde tanınan bir dolandırıcılık paterni.

Kendinizi nasıl korursunuz? Adres çubuğuna evisa.gov.tr’yi kendiniz yazın. Alan adının gerçekten .gov.tr ile bittiğinden emin olun. Google’daki “sponsorlu” sonuçlara tıklamayın. Eğer bir site, vize ücretinin üzerine ayrıca “hizmet bedeli” veya “işlem ücreti” ekliyorsa, o site devlet sitesi değildir.

Resmî Sitede Yaşadığımız Tuhaf Bir Durum

Bu noktayı kendi tespitimiz olarak paylaşmak istiyorum, resmî bir açıklama gibi değil. 15 Ağustos 2026’da biz kontrol ettiğimizde, https://www.evisa.gov.tr/en/ adresine doğrudan giriş yapmaya çalıştığımızda sunucu bizi HTTP 302 yönlendirmesiyle ticari görünümlü bir alan adına, dtvgroup.com.tr’ye yönlendirdi. Ancak evisa.gov.tr/en/info/what-is-an-e-visa/ gibi daha derin resmî sayfalar normal şekilde (HTTP 200) yüklendi. Tripadvisor forumlarında da yolcuların aynı yönlendirmeyi bildirdiğini gördük.

Bu neden önemli? Çünkü resmî site “bozuk” göründüğünde insanlar Google’a geri dönüyor ve ücret isteyen üçüncü parti sitelere tıklıyor. Doğru tepki, başka birine para ödemek değil. Resmî alan adını tekrar deneyin, farklı bir tarayıcı veya cihaz kullanın, ya da doğrudan Türk konsolosluğuna başvurun. Sizi yönlendirildiğiniz bir sayfada kart bilgisi girmeye asla ikna etmeyin.

Diğer Pratik Noktalar

Vize muafiyeti, genellikle turizmi (ve çoğu zaman transit veya iş seyahatini) kapsar. Hiçbir zaman çalışma, eğitim veya uzun süreli ikamet izni sağlamaz. 90 günü aşacak kalışlar için Türkiye içinde ikamet iznine başvurmak gerekiyor.

Bazı ülke vatandaşları sınır kapısında vize alabiliyor (örneğin Antigua ve Barbuda vatandaşları üç aylık çoklu giriş vizesini varışta alabiliyor), ama bu bir istisna. Kimse “varışta hallederim” diye yola çıkmamalı.

Son olarak, bu yazıdaki tüm bilgiler 15 Ağustos 2026 itibarıyla doğrulanmış durumda. Ancak ülke kuralları çok sık ve çoğu zaman duyuru yapılmadan değişebiliyor. Bu yüzden her seyahatten hemen önce, evisa.gov.tr adresine gidip “Apply” butonuna tıklayarak misafirinizin ülkesini ve pasaport tipini seçmesini sağlayın. Sistem size ihtiyacı olup olmadığını, ücreti ve koşulları anında gösterecektir.

Hızlı Kontrol Listesi

  1. Misafirinizin uyruğunu ve pasaport tipini (umuma mahsus mu, resmî mi?) netleştirin.
  2. Pasaportunun, kalış süresinin bitiminden en az 60 gün sonrasına kadar geçerli olduğundan emin olun (90 günlük kalış için toplam 150 gün).
  3. evisa.gov.tr adresine kendiniz yazın, Google sonuçlarına veya reklamlara tıklamayın.
  4. Ülke seçimini yapıp vize muafiyeti mi, e-Vize mi, yoksa konsolosluk vizesi mi gerektiğini görün.
  5. Eğer e-Vize gerekiyorsa, ülkesi için ön koşul (Schengen/ABD/İngiltere/İrlanda vizesi gibi) olup olmadığını kontrol edin.
  6. Ücretin ülkeye göre değiştiğini, hatta bazı ülkeler için ücretsiz olduğunu unutmayın; sitede görünen tutarın dışında ayrıca “hizmet bedeli” çıkıyorsa resmî sitede değilsiniz demektir.
  7. Başvuruda pasaport bilgilerini, pasaportta yazdığı şekliyle birebir girin.
  8. e-Vize belgesini hem çıktı olarak hem de telefonda saklayın; resmî tavsiye, sistemde aksaklık ihtimaline karşı yanınızda bulundurmanız yönünde.

Unutmayın ki bu kurallar milliyete, pasaport tipine ve bazen yaşa göre değişiyor ve önceden haber verilmeden değişebiliyor. Kesin ve güncel cevap her zaman evisa.gov.tr’de “Başvur” deyip ülke ve seyahat belgesi tipini seçmek. Bu kontrolü her seyahatten kısa süre önce tekrarlamak gerekiyor; böylece sürprizlerle karşılaşmadan misafirlerinizi ağırlayabilirsiniz.