Vize serbestisi tartışmalarında sıkça göz ardı edilen bir nokta var: hususi (yeşil) ve hizmet (gri) pasaport sahibi Türk vatandaşları bugün zaten Schengen bölgesine vizesiz girebiliyor, dolayısıyla onlar için asıl değişiklik büyük olmayacak. Elinde hâlâ geçerli bir Schengen vizesi bulunan sıradan (bordo) pasaport sahipleri içinse en olası senaryo, vize serbestliği başladığında mevcut vizenin geçerlilik süresi doluncaya kadar kullanılabilmesi, ama bu konuda henüz resmî ve kesin bir AB açıklaması bulunmuyor.

Yeşil ve Gri Pasaport Sahipleri İçin Durum Zaten Farklı

Türkiye'de hususi (yeşil) pasaport milletvekillerine, üst düzey bürokratlara ve belirli kıdemdeki ihracatçılara; hizmet (gri) pasaport ise kamu görevlilerine resmi görev seyahatlerinde veriliyor. Bu pasaport sahipleri, 2010'lu yılların başından itibaren kademeli olarak genişleyen bir düzenlemeyle, sıradan bordo pasaport sahiplerinden farklı olarak Schengen bölgesine 90/180 gün kuralı kapsamında vize almadan girebiliyor. Yani AB-Türkiye arasında konuşulan "vize serbestisi", bu iki grup için zaten fiilen var olan bir hakkın sıradan pasaport sahiplerine de yaygınlaştırılması anlamına geliyor; hususi ve hizmet pasaport sahipleri açısından günlük hayatta hissedilecek fark sınırlı olacak. Bu ayrıntı, kamuoyunda vize serbestisi tartışılırken sıklıkla atlanıyor ve sanki tüm Türk vatandaşları için birebir aynı yeni hak doğacakmış gibi bir izlenim oluşuyor; oysa gerçekte söz konusu olan, nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan sıradan pasaport sahiplerine yönelik bir genişleme.

Bununla birlikte, tam serbestlik sonrasında bu grup için de küçük bir prosedürel ekleme gündeme gelebilir: ETIAS sistemi. AB'nin vize muafiyeti tanıdığı tüm ülke vatandaşlarını kapsaması planlanan bu çevrimiçi ön-kayıt mekanizmasından hususi ve hizmet pasaport sahiplerinin muaf tutulacağına dair haberler var, ancak bu henüz netleşmiş bir karar değil. En temkinli yaklaşım, bu grubun da yakın gelecekte basit bir çevrimiçi kayıt adımıyla karşılaşabileceğini öngörmek olacaktır.

Elinizde Geçerli Bir Schengen Vizesi Varsa Ne Olur?

Sıradan pasaport sahibi olup halihazırda çok-girişli, uzun süreli bir Schengen vizesine sahip olan vatandaşlar için soru işareti daha büyük. AB'nin bu konuda Türkiye'ye özel, önceden yayınlanmış resmî bir kural açıklaması bulunmuyor; ancak mantıken ve geçmiş örneklere bakarak makul bir çıkarım yapılabilir: vize, sahibiyle bir sözleşme niteliği taşıyan resmi bir belge olduğundan, bir ülke vize serbestisine geçtiğinde önceden verilmiş vizelerin geçerlilik süresi sonuna kadar kullanılabilir olması beklenen bir yaklaşımdır. Zira AB, vize serbestisine geçen ülkelerde daha önce iyi niyetle ve usulüne uygun şekilde verilmiş belgeleri geriye dönük olarak geçersiz kılma yoluna gitmemiştir.

Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Gürcistan ve Ukrayna'nın vize serbestisine geçiş süreçlerinde, bu ülkelerin vatandaşlarının elinde bulunan geçerli Schengen vizelerinin sorun yaratmadığı, vize serbestisinin devreye girmesinin ardından vatandaşların basitçe vizesiz giriş hakkını kullanmaya başladığı biliniyor. Zaten geçerli bir vizesi olan biri için bu, pratikte bir tercih meselesine dönüşüyor: mevcut vizesini kullanmaya devam edebilir ya da doğrudan vizesiz giriş hakkından faydalanabilir. Ancak bu, resmî olarak teyit edilmiş bir kural değil, geçmiş emsallerden çıkarılan makul bir beklenti olarak değerlendirilmeli; kesin ve bağlayıcı bilgi ancak AB'nin Türkiye'ye özel resmi tebliği yayınlandığında netleşecek.

Vize Serbestisinin Askıya Alınma İhtimali Bu Grupları Etkiler mi?

AB mevzuatında, vize muafiyeti tanınan bir ülkenin vatandaşları kural ihlali, kalış süresini aşma veya sığınma başvurularında ani artış gibi nedenlerle vize askıya alma mekanizmasına konu olabiliyor. Bu mekanizma teorik olarak Türkiye için de geçerli olacak; ancak halihazırda vizesiz seyahat eden hususi ve hizmet pasaport sahipleri için bu risk yeni bir şey değil, zaten yıllardır bu düzenin bir parçasıdır. Sıradan pasaport sahipleri için ise vize serbestisi sonrasında bu mekanizmanın varlığı, kuralına uygun ve amacına uygun seyahat etmenin önemini bir kez daha öne çıkarıyor; zira toplu düzeyde kural ihlali, tüm vatandaşları etkileyecek bir geri adıma yol açabilir.

Yeni Vize Başvurusu Yapmalı mı, Beklemeli mi?

Vize serbestisinin kesin yürürlük tarihi belli olmadığından, yakın zamanda seyahat planı olan sıradan pasaport sahiplerinin normal vize başvuru sürecini beklemeden sürdürmesi en mantıklı yaklaşım. Zaten uzun süreli ve çok girişli Schengen vizesi almak, vize serbestisi öncesinde de tek seferlik vizelere kıyasla daha az bürokrasi ve daha uzun geçerlilik anlamına geliyor; dolayısıyla bugün alınacak çok-girişli bir vize, serbestlik yürürlüğe girene kadarki dönemde olduğu gibi girdikten sonra da muhtemelen sorunsuz kullanılabilecek bir yatırım niteliği taşıyor.

İki Grup İçin Net Tablo

Özetle iki farklı durum söz konusu: hususi ve hizmet pasaport sahipleri için vize serbestisi, halihazırda sahip oldukları bir hakkın resmileşmesi ve büyük olasılıkla ETIAS gibi hafif bir ön-kayıt adımıyla tamamlanması anlamına gelecek. Sıradan pasaport sahibi olup elinde geçerli Schengen vizesi bulunanlar içinse, geçmiş ülke örnekleri vizenin süresi doluncaya kadar geçerliliğini koruyacağına işaret ediyor, ancak bu konuda Türk pasaportunun uluslararası statüsündeki bu büyük değişimin resmî uygulama detayları netleşene kadar temkinli ve güncel kaynaklardan takip eden bir yaklaşım her zaman en güvenlisi olacaktır.