
Tunus'un Kuloğlu Türkleri: Osmanlı Mirasının Sessiz Tanıkları
Osmanlı'nın 1574'te fethettiği Tunus'ta doğan Kuloğlu Türkleri, üç asırlık bir mirasın taşıyıcısı. Camilerden mutfağa uzanan bu izleri keşfedin.
Tunus · 8 gezilecek yer
Akdeniz kıyısındaki Tunus, Tunus'un başkenti ve ülkenin en büyük şehri; Fenike, Roma, Arap, Osmanlı ve Fransız izlerinin iç içe geçtiği katmanlı bir kültür başkentidir. UNESCO korumasındaki labirent gibi Medina'sından, mavi-beyaz Sidi Bou Said'e ve antik Kartaca kalıntılarına kadar tarih meraklıları için gerçek bir açık hava müzesidir. Sıcak Akdeniz iklimi, çarşı kokuları ve mimarideki çeşitlilikle şehir, birkaç günde bin yılları gezdirir.
1979'da UNESCO Dünya Mirası ilan edilen, cami, saray, medrese ve türbeleriyle 700'den fazla anıt barındıran labirent gibi Orta Çağ kent merkezi. Dar sokaklarında zanaatkâr dükkânları, çarşılar ve geleneksel kahvehaneler arasında saatlerce kaybolabilirsiniz.
Dünyanın en zengin Roma mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan, kendisi de bir Hafsî sarayı olan olağanüstü müze. Fenike, Roma, Bizans ve Arap-İslam dönemlerine ait eserleriyle Tunus tarihinin en kapsamlı özetini sunar.
8. yüzyıla dayanan, şehrin en eski ve en büyük camisi; yüzyıllar boyu önemli bir ilim merkezi olmuştur. Görkemli minaresi, palmiyeli avlusu ve süslü mihrabıyla Medina'nın kalbinde yükselir.
Tüm evlerin beyaza boyandığı, kapı ve pencerelerin karakteristik maviyle süslendiği tepe üzerindeki pitoresk kasaba. Sanatçılara ilham vermiş sokakları ve Akdeniz manzarasıyla şehrin en fotojenik köşesidir.
Roma İmparatorluğu'na meydan okumuş Fenike uygarlığının başkenti; UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki hamam, tiyatro ve villa kalıntılarıyla antik dünyaya açılan bir pencere. Antonine Hamamları ve Byrsa Tepesi başlıca durakları arasındadır.
Ez-Zeytuna Camii'nin çevresini saran, parfüm, baharat, halı, deri ve kuyumculuk gibi zanaatlara göre bölünmüş üstü örtülü çarşı ağı. Yerel el işlerini görmek ve pazarlık kültürünü deneyimlemek için ideal.
Şehrin modern kalbi sayılan, ağaçlıklı geniş ana bulvar; kafeleri, tiyatrosu ve kolonyal mimarisiyle Tunus'un 'Champs-Élysées'i olarak anılır. Şehir yaşamını gözlemlemek ve yürüyüş yapmak için en canlı aks.
Habib Burgiba Bulvarı üzerindeki Bağımsızlık Meydanı'na bakan, 19. yüzyıl sonunda neo-Romanesk ve Bizans üslubunda inşa edilmiş Katolik katedrali. Şehrin çok kültürlü geçmişinin göze çarpan bir simgesidir.
Tunus'a Tunus-Kartaca Uluslararası Havalimanı üzerinden ulaşılır; şehir merkezine taksi veya toplu taşımayla kısa sürede inilebilir. Kartaca ve Sidi Bou Said'e gitmek için kıyı boyunca uzanan TGM banliyö treni pratik ve ucuz bir seçenektir. Şehir içinde Medina'yı yürüyerek gezmek en keyiflisidir; kaybolmaktan çekinmeyin, sokaklar zaten keşfedilmek için var. Bahar (nisan-haziran) ve sonbahar (eylül-ekim) en ideal dönemlerdir; temmuz-ağustos sıcaklıkları çok yükselir, ancak gölgeli Medina serin kalır. Mutfakta acılı harissa soslu yemekleri, kuskusu, brik (kızarmış ince hamur böreği) ve taze deniz ürünlerini mutlaka deneyin; çarşılarda nane çayı ve yerel tatlılar molası kaçırılmamalı. Camileri ziyaret ederken kapalı ve saygılı giyinmeye, çarşıda pazarlık yapmaya hazır olun.