11 Ağustos 2026'da Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir olmak üzere altı ilde eş zamanlı düzenlenen bir operasyonda 63 adrese baskın yapıldığını ve 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. İddiaya göre şüpheliler, konsolosluklar ile VFS Global gibi yetkili aracı kurumların çevrimiçi randevu sistemlerine "bot" adı verilen yazılımlarla toplu erişim sağlayarak sıradan vatandaşların randevu alma imkânını fiilen ortadan kaldırıyor, karşılığında ise "garanti" vaadiyle yüksek bedeller tahsil ediyordu. Sitemizde "Dışişleri, TÜRSAB ve AB neden sessiz?" ve "Bu firmalara neden ceza verilmiyor?" başlıklarıyla aylardır sorduğumuz sorulara, aradan geçen sürede gelen ilk somut resmi yanıt bu oldu. Ama peşinen belirtelim: soruşturma henüz sürüyor, kimse mahkûm edilmedi ve sistemin yapısal sorunları hâlâ ortada duruyor.

Operasyonun Detayları: Kim, Ne Zaman, Nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında düzenlenen operasyon, 11 Ağustos 2026 sabahı altı ilde eş zamanlı gerçekleştirildi. Toplam 63 adrese yapılan baskınlarda 49 kişi hakkında gözaltı ve adli işlem uygulandı. Şirket ya da şahıs isimleri resmi açıklamalarda paylaşılmadı; bu nedenle soruşturmaya konu yapılanmaların hangi ticari unvanlar altında faaliyet gösterdiği şu an için bilinmiyor. Aynı şekilde TÜRSAB veya başka resmi aracı kurum çatısıyla doğrudan bir bağlantı olup olmadığı da açıklamalarda netleştirilmedi — bu belirsizliği bir varsayımla doldurmak yerine olduğu gibi aktarmak durumundayız.

Yetkililer, dijital materyal ve belgeler üzerindeki incelemenin devam ettiğini, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceğini belirtti. Yani bu, kapanmış değil açık ve devam eden bir dosya.

İddia Edilen Mekanizma: Bot Yazılımdan "Garanti" Vaadine

Soruşturma dosyasına yansıyan iddialar, sitemizin uzun süredir anlattığı randevu karaborsası tablosuyla büyük ölçüde örtüşüyor. İddiaya göre mekanizma üç aşamalı işliyor: birincisi, otomatik bot yazılımlarıyla konsolosluk ve aracı kurum sistemlerindeki boş randevu slotları insan kullanıcılardan çok daha hızlı biçimde taranıp toplu şekilde ele geçiriliyor. İkincisi, bu şekilde "stoklanan" randevular, kendi imkânlarıyla randevu bulamayan vatandaşlara "yazılım", "danışmanlık" veya "hizmet bedeli" adı altında yüksek meblağlar karşılığında sunuluyor; şüphelilerin belirli bir sürede vize ya da randevu temin etme "garantisi" verdiği iddia ediliyor. Üçüncüsü ise, taahhüt edilen hizmet sağlanmadığında — yani vatandaş randevusunu ya da vizesini alamadığında — ödenen ücretlerin iade edilmediği öne sürülüyor. Ayrıca vatandaşların kimlik ve pasaport bilgileri gibi kişisel verilerinin özel dijital sistemlere aktarıldığı iddiaları da dosyada yer alıyor.

Bu mekanizma, sitemizde daha önce ele aldığımız VFS Global üzerinden randevu alma zorluklarının neden bu denli kronikleştiğini de açıklar nitelikte: sıradan başvurucu arayüzü normal şekilde kullanmaya çalışırken, otomatikleştirilmiş sistemler kotayı saniyeler içinde tüketiyor.

Mali Bulgular: 2,8 Milyar TL Hareket, 918 Milyon TL Tahsilat

Operasyonun belki de en çarpıcı tarafı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nun ortaya koyduğu mali tablo. Kurulun tespitlerine göre, soruşturmaya konu şirket yapılanmalarının hesaplarında Ocak 2024 ile Temmuz 2026 arasındaki dönemde 2 milyar 841 milyon TL'yi aşan bir para hareketi gerçekleşti. Bu yapılanmaların 41 binden fazla kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil ettiği belirlendi. İncelemede dikkat çeken bir başka bulgu ise, tahsil edilen paranın önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının kişisel hesaplarına aktarılmış olması; ayrıca yoğun nakit hareketleri, kripto varlık işlemleri ve kıymetli maden alım satımlarının da tespit edilmiş olması.

Bu rakamlar, "vize randevu botu" meselesinin münferit birkaç dolandırıcılık vakası değil, on binlerce mağduru ve milyarlarca liralık para akışını kapsayan sistemli bir yapı iddiası olduğunu gösteriyor. 41 bin kişilik bir mağdur potansiyeli, sitemizin okuyucularından gelen sayısız "randevu bulamadım, parayı ödedim ama sonuç alamadım" şikâyetinin ne denli geniş bir tabana yayıldığının da bir göstergesi.

Bu Operasyon Sorunu Gerçekten Çözüyor mu?

Aylardır sorduğumuz "neden kimse bir şey yapmıyor?" sorusuna gelen bu yanıtı önemsiyoruz — ama abartmamak gerekiyor. Öncelikle, şüpheliler henüz mahkûm edilmedi; adli süreç yeni başlıyor ve sonucun ne olacağı belli değil. İkincisi, 63 adres ve 49 şüpheli büyük bir operasyon olsa da, bu alanda faaliyet gösterdiği iddia edilen tek yapı bu olmayabilir; dijital materyal incelemesi sürerken başka bağlantıların ortaya çıkıp çıkmayacağı da belirsiz. Üçüncüsü, ve belki en önemlisi: bu operasyon sorunun kök nedenini — yani konsolosluk ve aracı kurum sistemlerinin bot trafiğine karşı yeterince korunmamış olmasını — değiştirmiyor. Yapısal açık kapatılmadığı sürece, bugün gözaltına alınanların yerini yarın başka aktörlerin doldurması teorik olarak mümkün.

Nitekim daha önce ele aldığımız vize serbestisi ihtimali gibi yapısal çözümler gündemdeyken, bu operasyon mevcut krizin "bugünkü" yüzüne, yani suistimalin cezai boyutuna somut bir müdahale niteliğinde. İkisi birbirini tamamlayan ama aynı şey olmayan iki gelişme: biri caydırıcılık üretirken, diğeri sistemin kendisini değiştirmeyi hedefliyor.

Vatandaşlara Tavsiyeler: Nelere Dikkat Etmeli?

Soruşturma sürerken vatandaşlar için pratik çıkarım nettir: belirli bir sürede vize veya randevu "garantisi" veren, peşin yüksek "yazılım" ya da "danışmanlık" bedeli talep eden hiçbir teklife bu tür vaatler karşılığında güvenmeyin. Gerçek ve yasal randevu süreçlerinde hiçbir aracı kurum ya da danışmanlık firması randevu tarihini garanti edemez, çünkü sistem üzerinde bu yönde bir yetkileri yoktur. Konsolosluğun resmi olarak yetkilendirdiği aracı kurumlarla bağımsız danışmanlık firmaları arasındaki farkı bilmek, hangi kanalın resmi hangisinin risk taşıdığını ayırt etmek için ilk adımdır. Bir danışmanlık firmasından destek almayı düşünüyorsanız, nelere dikkat etmeniz gerektiğini önceden okumanızı öneririz.

Kişisel verilerinizi — pasaport bilgisi, kimlik numarası, ödeme bilgileri — yalnızca resmi konsolosluk ve tanınan aracı kurum kanalları üzerinden paylaşın; üçüncü parti "özel sistemlere" veri aktarımı iddiaları bu operasyonun en hassas noktalarından biri. Ödeme yapmadan önce firmanın iade politikasını yazılı olarak talep edin ve garanti vaadi içeren sözlü taahhütlere itibar etmeyin. Son olarak, mağdur olduğunuzu düşünüyorsanız durumu resmi mercilere bildirmek, hem kendi hakkınızı aramanız hem de sürmekte olan soruşturmaya katkı sağlamanız açısından önemli. Bu operasyon tek başına sorunu bitirmiyor olabilir, ama sistemin artık tamamen gözden ırak olmadığının da bir işareti.