Kısa cevap: Vize serbestisi gerçekleşirse, bugünkü konsolosluk randevusu alma zorunluluğu ve buna bağlı VFS Global kuyrukları, randevu botları ve aracı kurum karmaşası teorik olarak ortadan kalkar. Ancak bu, sorunların sıfıra ineceği anlamına gelmiyor — yerini büyük ihtimalle ETIAS benzeri bir çevrimiçi ön-kayıt sistemi alacak, ve bu sistemin de kendine has, zaten bugünden görülebilen riskleri var. Aşağıda hem bugünkü sorunları hem de yarının olası tablosunu dengeli biçimde anlatıyoruz.

Bugünkü tablo: randevu kuyruğu ve aracı kurum karmaşası

Sitemizde daha önce defalarca ele aldığımız gibi, Schengen vizesi almak isteyen Türk vatandaşları için asıl zorluk çoğu zaman evrak değil, randevunun kendisi. Konsoloslukların büyük bölümü randevu hizmetini VFS Global gibi dış hizmet sağlayıcılara devretmiş durumda ve bu sistemde randevu bulmak başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda. VFS Global ile randevu alma sürecini daha önce ayrıntılı anlatmıştık; sistemin en büyük sorunu, boş görünen randevu takviminin aslında otomatik yazılımlar (botlar) tarafından anında kapılması.

Bu durum, gerçek bir karaborsaya dönüştü: 300 euroya satılan randevu hakları, resmi ücretin çok üzerinde bir bedel ödemeden kısa vadede randevu bulamayan başvuru sahiplerinin çaresizliğini gösteriyor. Bu botların arkasındaki mekanizmayı ve neden bir türlü engellenemediğini dijital gasp başlıklı yazımızda, ilgili kurumların bu konuda neden yeterince ses çıkarmadığını da vatandaşın sorusu başlıklı yazımızda irdelemiştik.

Bu karmaşanın bir diğer boyutu da aracı kurum ve danışmanlık firmaları arasındaki fark. Konsolosluklarca resmî olarak yetkilendirilmiş vize başvuru merkezleri (VFS Global gibi) ile bağımsız vize danışmanlık firmaları aynı şey değil, ama başvuru sahiplerinin büyük kısmı bu ayrımı bilmiyor. Bu farkı daha önce netleştirmiştik; bir danışmanlık firmasından destek alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini de ayrı bir rehberde topladık. Özetle bugünkü sistem, hem resmî hem gayriresmî birçok aracının devrede olduğu, şeffaflıktan uzak ve başvuru sahibinin çoğu zaman parasal kayıpla karşı karşıya kaldığı bir yapı.

Vize serbestisiyle teorik olarak ne değişir?

Vize serbestisi, en temel anlamıyla kısa süreli (90 güne kadar) Schengen bölgesi seyahatlerinde vize başvurusu zorunluluğunun kalkması demek. Bu gerçekleştiğinde:

Konsolosluğa evrak teslim etme, biyometrik veri verme ve randevu bekleme zorunluluğu ortadan kalkar. VFS Global gibi aracı hizmet sağlayıcılara ödenen hizmet bedelleri ve bu sağlayıcıların randevu takvimlerini yönetme tekeli anlamsızlaşır. Randevu botlarının besleyeceği bir "randevu" kavramı kalmayacağı için, bugünkü haliyle randevu karaborsası da işlevini yitirir. Yetkilendirilmiş aracı kurum ile bağımsız danışmanlık firması ayrımı tartışması da büyük ölçüde önemini kaybeder, çünkü ortada başvuru süreci yönetecek bir konsolosluk prosedürü kalmaz.

Bu, günlük hayatta çok somut bir rahatlama anlamına gelir: bugün aylar öncesinden planlanması gereken, VFS Global'a telefonla ulaşmaya çalışmak veya randevu botlarının elinden randevu kapmaya uğraşmak zorunda kalan bir seyahat planlaması, teorik olarak pasaportla sınır kapısına gitmek kadar basit hale gelir.

Ama yeni sistemin kendi riskleri olacak

Burada dengeyi korumak önemli: vize serbestisi, "hiçbir prosedür kalmayacak" anlamına gelmiyor. AB, vizesiz seyahat eden ülke vatandaşları için de ETIAS (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi) adı verilen çevrimiçi bir ön-kayıt sistemi uyguluyor; bu sistem 2026'nın son çeyreğinde devreye girmesi planlanan ve zaten vizesiz seyahat edebilen ülke vatandaşlarını kapsayan bir mekanizma. Türkiye vize serbestisi kazanırsa, büyük ihtimalle benzer bir ETIAS-tipi çevrimiçi kayıt yükümlülüğüne tabi olacak — yani "hiç prosedür yok" değil, "konsolosluk randevusu yerine çevrimiçi ön-kayıt" tablosu ortaya çıkacak.

Ve bu yeni sistemin, kendi başına bugünden görülebilen ciddi bir riski var: sahte web siteleri. AB sınır ajansı Frontex, ETIAS henüz yürürlüğe girmeden, sistemi taklit eden 100'den fazla sahte web sitesi tespit etti ve yolculara resmî olmayan sitelerin risklerine karşı uyarı yayımladı. Bu sahte siteler, gerçek ETIAS başvuru portalına benzeyen tasarımlarla kullanıcılardan pasaport bilgisi ve kredi kartı bilgisi topluyor, resmî ücretin kat kat üzerinde bedeller talep ediyor ve bazı durumlarda kimlik hırsızlığına kadar uzanan risklere yol açıyor. Yani ETIAS sistemi Türk vatandaşlarını henüz kapsamıyor olmasına rağmen, bu sahte site sorunu şimdiden diğer ülke vatandaşları için gerçek bir tehdit haline gelmiş durumda.

Bu, vize serbestisi sonrası için önemli bir ders içeriyor: konsolosluk randevusu ve VFS Global kaynaklı sorunlar ortadan kalkacak olsa da, "resmî olmayan yardımcı site" sorunu muhtemelen başka bir biçimde devam edecek. Bugün vize danışmanlık firmaları ile resmî aracı kurumlar arasındaki karışıklığın yerini, yarın "resmî ETIAS portalı" ile "ETIAS başvurusu yapıyormuş gibi görünen sahte veya gereksiz ücretli siteler" arasındaki karışıklık alabilir.

Bugünden bilinen ETIAS örneği ne söylüyor?

ETIAS'ın kendisi aslında hiç yeni bir fikir değil; halihazırda vizesiz seyahat edebilen ABD, Birleşik Krallık gibi ülke vatandaşları için de Schengen bölgesine girmeden önce çevrimiçi bir ön-izin alma zorunluluğu getiriyor ve 2026'nın son çeyreğinde devreye girmesi bekleniyor. Sistemin mantığı basit: pasaport ve temel bilgilerle resmî portal üzerinden birkaç dakikada doldurulan bir form, düşük bir ücret karşılığında yıllar süren bir yetkilendirme sağlıyor. Yani teoride VFS Global'daki gibi randevu beklemek, evrak dosyası hazırlamak veya biyometrik veri için şahsen başvuru merkezine gitmek gerekmiyor — süreç uçtan uca dijital.

Ancak sistemin resmî portalı henüz yaygın biçimde tanınmadığı için, tam da bu bilinmezlik sahte sitelerin işine yarıyor. Frontex'in uyardığı sahte ETIAS siteleri, resmî ücretin kat kat üzerinde bedeller talep ediyor ve bazı kullanıcılar farkında bile olmadan aslında gerekmeyen bir "hızlandırma" veya "danışmanlık" hizmetine para ödüyor. Bu tablo, vize serbestisi sonrası Türk vatandaşları için de öngörülebilir bir risk: yeni sistem duyurulduğunda, geçmişte randevu botu satan hesapların veya danışmanlık firması kisvesi altında faaliyet gösteren sitelerin, bu kez "ETIAS başvurunuzu bizim üzerimizden hızlandırın" gibi tekliflerle aynı kitleye ulaşmaya çalışması sürpriz olmaz.

Sonuç: Büyük bir rahatlama, ama sıfır risk değil

Vize serbestisi gerçekleşirse, bugün seyahat planlamasının en yorucu parçası olan randevu bulma mücadelesi, randevu botları ve aracı kurum karmaşası büyük ölçüde tarihe karışır. Bu, milyonlarca vatandaş için gerçek ve somut bir rahatlama olur. Ancak yeni sistemin tamamen sorunsuz olacağını varsaymak gerçekçi değil: ETIAS benzeri bir çevrimiçi kayıt mekanizması, kendi içinde sahte site ve dolandırıcılık riski taşıyor — ve bu risk, sistem henüz yürürlüğe girmeden bile şimdiden somut biçimde gözlemleniyor. Vize serbestisi günü geldiğinde, seyahat edecek vatandaşların yapması gereken en önemli şey, başvurularını yalnızca resmî AB kaynaklarından yürütülen kanallar üzerinden yapmak ve "hızlı onay" veya "garantili işlem" vaat eden üçüncü taraf sitelere karşı bugünkü vize danışmanlık firması deneyiminden edinilen temkinli tutumu korumak olacak.