İstanbul'un Onuncu Adası: 1010 Depreminde Denize Gömülen Vordonisi
İstanbul'un adalarını sayın deyince çoğu kişi dokuz isim sıralar: Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedef, Yassıada, Sivriada, Kaşık Adası, Tavşan Adası. Ama Marmara'nın altında, gözden kaybolmuş bir onuncu ada daha var. Adı Vordonisi. Bin yıl önce üzerinde bir manastır vardı, insanlar yaşıyordu; sonra bir deprem geldi ve ada, üzerindeki her şeyle birlikte denizin altına gömüldü.
Ada Nerede?
Vordonisi, Maltepe sahilinin yaklaşık 700 metre açığında, Dragos ile Küçükyalı arasında yer alıyor. Denizciler arasında Manastır Kayalıkları, ayrıca Bostancı Çöken Ada ve Höreke adlarıyla da anılır. Kaynaklara göre aslında iki adacıktan oluşuyordu.
Bugün yüzeyde görünmese de, denizin altındaki kayalıklar hâlâ orada. Bölgede tekneyle geçenler için bu sığlık, dikkat edilmesi gereken bir nokta; dalgıçlar içinse İstanbul'un en ilgi çekici sualtı alanlarından biri.
Bir Sürgün ve Bir Manastır
Vordonisi'nin tarihteki en bilinen yönü, Bizans döneminde bir manastıra ev sahipliği yapmasıdır. Ada, sürgüne gönderilen din adamlarının ve devlet ricalinin tutulduğu yerlerden biriydi. Prens Adaları'nın yüzyıllar boyunca sürgün mekânı olarak kullanıldığı düşünülürse, Vordonisi de bu geleneğin bir parçasıydı.
Adanın en önemli yapısı, üzerinde bulunan manastırdı. Bizans'ın ünlü isimlerinden Patrik Photios ile ilişkilendirilen anlatılar da bu adayla birlikte anılır. Yani küçük bir kaya parçası gibi görünen bu yer, aslında imparatorluk siyasetinin ve dinî hayatının içinde bir düğüm noktasıydı.
1010: Adayı Yutan Deprem
Her şey, kaynaklara göre 1010 yılının Temmuz ayında meydana gelen büyük İstanbul depremiyle değişti. Marmara Denizi'ndeki fay hattı boyunca yaşanan bu sarsıntı, Konstantinopolis'te ciddi yıkıma yol açtı. Vordonisi Adası ise bu depremde, üzerindeki manastırla birlikte sulara gömüldü.
Bir adanın tamamen sular altında kalması olağandışı görünse de, deniz tabanındaki çökme ve zemin sıvılaşması gibi olaylar düşünüldüğünde jeolojik olarak mümkündür. Marmara Denizi, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın geçtiği son derece aktif bir bölgedir; bölge tarihinde yıkıcı depremler tekrar tekrar yaşanmıştır.
Sualtındaki Kalıntılar Aranıyor
Vordonisi uzun süre yalnızca bir efsane gibi anlatıldı. Ancak son yıllarda somut adımlar atıldı. 2015 yılının ekim ayında, adanın arkeolojik açıdan aydınlatılması için çalışmalar başlatıldı. Dalış ekipleri sular altındaki alanın görüntülerini ve fotoğraflarını çekti; amaç, hem manastır kalıntılarını belgelemek hem de depremde bölgede tam olarak ne yaşandığını anlamaktı.
Bu çalışmalar, sualtı arkeolojisinin Türkiye'deki en ilgi çekici projelerinden biri. Zira burada yalnızca bir batık gemi değil, koca bir ada ve üzerindeki yerleşim aranıyor.
Neden Bu Kadar Önemli?
Vordonisi, iki açıdan kıymetli. Birincisi kültürel: Bizans döneminin bir manastırı, deniz tabanında neredeyse bozulmadan korunmuş olabilir. İkincisi ise çok daha güncel: deprem tarihi. Marmara'da geçmişte yaşanan depremlerin şiddetini ve etkilerini anlamak, bugünün deprem risk analizleri için doğrudan veri sağlıyor. Bir adayı yutabilecek kadar güçlü bir sarsıntının izlerini incelemek, İstanbul'un jeolojik geleceğine dair bilgi demek.
Görmek Mümkün mü?
Vordonisi'yi yüzeyden görmek mümkün değil; ada tamamen su altında. Ancak Maltepe ve Dragos sahilinden bakarken, birkaç yüz metre açıkta bin yıl önce bir manastırın yükseldiğini bilmek başlı başına farklı bir deneyim. Dalış eğitimi olanlar için bölgedeki kayalıklar, uygun koşullarda ve yetkili kuruluşlar eşliğinde ziyaret edilebilecek bir alan. Arkeolojik sit niteliği taşıyan bölgelerde izinsiz dalış ve kalıntılara müdahalenin yasak olduğunu da unutmamak gerekiyor.
İstanbul'un daha az bilinen tarihî köşeleri için Yurtiçi Gezi Önerileri kategorimize bakabilirsiniz.
Marmara'nın Deprem Hafızası
Vordonisi'nin hikâyesi, aslında İstanbul'un jeolojik geçmişine açılan bir pencere. Marmara Denizi'nin tam altından geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı, tarih boyunca kenti defalarca sarstı. 1509'daki "Küçük Kıyamet" olarak anılan büyük deprem, 1766, 1894 ve daha niceleri... Bu sarsıntılar surları yıktı, camileri çökertti, binlerce cana mal oldu. 1010 depremi de bu uzun zincirin halkalarından biriydi; ama bir adayı tümüyle yutması onu özellikle çarpıcı kılıyor.
Bir kara parçasının deniz altında kalması için birkaç mekanizma işleyebilir: zeminin çökmesi, kıyı hattının kayması ya da deprem sırasında oluşan zemin sıvılaşması. Vordonisi'nin küçük ve alçak bir ada olması, böyle bir olaya karşı savunmasız olduğu anlamına geliyordu. Denizin birkaç metre yükselmesi ya da zeminin birkaç metre çökmesi, adayı tarihten silmeye yetmiş olabilir.
Bu yönüyle Vordonisi yalnızca bir arkeoloji konusu değil, aynı zamanda bir uyarı. Bugün on beş milyonu aşan bir nüfusu barındıran İstanbul, aynı fay hattının üzerinde yaşıyor. Bin yıl önce bir adayı yutan gücün izlerini incelemek, bugünün deprem hazırlığı için doğrudan bir ders niteliğinde. Geçmişin sularına gömülmüş bir manastır, aslında geleceğe dair konuşuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Vordonisi Adası nerede?
İstanbul Maltepe sahilinin yaklaşık 700 metre açığında, Dragos ile Küçükyalı arasında, su altında bulunuyor.
Ada ne zaman battı?
Kaynaklara göre 1010 yılında meydana gelen büyük İstanbul depreminde, üzerindeki manastırla birlikte sulara gömüldü.
Kalıntılar görülebiliyor mu?
Yüzeyden görülmüyor. 2015'ten itibaren sualtı araştırmaları yapıldı ve kalıntılar görüntülendi; alan arkeolojik açıdan koruma altındadır.



