Sarıkamış'taki "Katerina Av Köşkü": Adındaki Kadın Oraya Hiç Gelmedi

Kars'ın Sarıkamış ilçesinde, sarıçam ormanlarının içinde tek başına duran iki katlı bir yapı var. Ahşap cephesi, geniş verandası ve dik çatısıyla Anadolu'dan çok Baltık kıyılarına ait gibi duruyor. Herkes ona "Katerina Av Köşkü" diyor. Tabelasında da bu yazıyor.

Ama bu adın arkasındaki hikâyeyi biraz eşelediğinizde ilginç bir şey çıkıyor: köşke adını veren kadın, büyük ihtimalle oraya hiç ayak basmadı. Hatta o adı taşıyan bir çariçe, köşkün yapıldığı dönemde hayatta bile değildi.

Önce yapının kendisi

Köşk, 1890'ların sonunda, Sarıkamış'ın Rus İmparatorluğu sınırları içinde olduğu dönemde inşa edildi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya bırakılmıştı; Sarıkamış da bu devir sonucunda kırk yıl boyunca Rus yönetiminde kaldı.

Rus idaresi bölgeyi yalnız askerî bir sınır hattı olarak görmedi. Sarıkamış'ta garnizon binaları, hastane, istasyon ve subay lojmanları yapıldı. Bugün ilçede hâlâ ayakta duran taş yapıların çoğu bu döneme ait. Köşk de aynı imar hamlesinin parçası.

Yaklaşık 6.500 metrekarelik bir arazi üzerine kurulu, 28 odalı bir yapı. Ormanın ortasındaki konumu, işlevi hakkında ipucu veriyor: av partileri, dinlenme ve üst düzey konukların ağırlanması.

Peki "Katerina" kim?

İşte sorun burada başlıyor. Köşkün Çar II. Nikola döneminde yapıldığı konusunda kaynaklar hemfikir. Ancak II. Nikola'nın eşinin adı Katerina değildi. Çar, 1894'te Hessen prensesi Alix ile evlendi; Alix Ortodoksluğa geçtiğinde Aleksandra Fyodorovna adını aldı. Rus sarayında o dönem "Çariçe Katerina" diye biri yoktu.

Peki tarihteki ünlü Katerina? II. Katerina, yani Büyük Katerina, 1796'da öldü. Yani köşk yapılmadan yaklaşık yüz yıl önce. Dahası, onun döneminde Sarıkamış Rus toprağı bile değildi; bölge Osmanlı yönetimindeydi. Büyük Katerina'nın Sarıkamış'ta bir av köşkü yaptırması, takvim olarak imkânsız.

Nitekim Rus arşiv kayıtlarına dayanan değerlendirmelerde, bu adı taşıyan bir çariçenin Sarıkamış'a geldiğine dair bir iz bulunmuyor. Türkiye'deki doğrulama platformları da köşkün adını yerleşmiş bir halk anlatısı olarak ele alıyor.

Peki köşk kimin için yapıldı?

En yaygın iki anlatı şöyle:

Birincisi: Yapı, çar ailesinin ve üst düzey subayların av ve dinlence amaçlı kullandığı bir konuk köşküydü. Sarıkamış ormanları, o dönemde geyik ve yaban domuzu açısından zengindi; Rus subay çevrelerinde bilinen bir av sahasıydı.

İkincisi: Yapının bir bölümü, çarın hemofili hastası oğlu Aleksey için dinlenme ve rehabilitasyon amacıyla düşünüldü. Sarıkamış'ın yüksek rakımı ve çam ormanı havası, dönemin tıp anlayışında iyileştirici sayılıyordu. Aynı gerekçeyle Avrupa'da kurulan pek çok sanatoryum benzer coğrafyalarda konumlanmıştı.

Bu iki anlatı birbirini dışlamıyor; yapı her iki amaca da hizmet etmiş olabilir. Kesin olan, köşkün sıradan bir av kulübesi değil, ciddi bütçeyle yapılmış bir temsil yapısı olduğu.

Ad nasıl yerleşti?

Halk anlatılarında yabancı yapıların bilinen bir isme bağlanması sık görülür. Rus dönemine ait görkemli bir köşk için akla ilk gelen ad, Rus tarihinin en tanınmış kadın hükümdarı olmuştur. Zamanla bu adlandırma tabelaya, broşüre ve rehber anlatımına geçmiş; kaynak gösterilmeden tekrarlana tekrarlana "bilgi" hâline gelmiştir.

Bu, turizmde çok rastlanan bir döngü. Bir kez levhaya yazılan bilgi, sonraki bütün metinlerin kaynağı olur. Kimse ilk cümlenin nereden geldiğini sorgulamaz.

Adın yanlış olması yapının değerini düşürmüyor. Aksine, gerçek hikâye — bir sınır bölgesinin kırk yıl boyunca başka bir imparatorluğun parçası olması ve geride bıraktığı mimari — anlatılan efsaneden daha ilginç.

Köşkün sonraki hâli

1918'de bölge yeniden Türkiye'ye katıldıktan sonra köşk çeşitli amaçlarla kullanıldı. Uzun yıllar boyunca bakımsız kaldı, kısmen harap oldu. Son dönemde restorasyon çalışmaları yapıldı ve yapının turizme kazandırılması gündeme geldi.

Sarıkamış'ın kış turizmiyle öne çıkmasının ardından köşk de rotalara girdi. Kayak merkezine gelen ziyaretçilerin çoğu, kayak dışındaki tek kültürel durak olarak burayı geziyor.

Nasıl gidilir, ne zaman gidilir?

Köşk, Sarıkamış ilçe merkezine yakın; kayak merkezine giden yol üzerinde. Kars şehir merkezinden Sarıkamış yaklaşık 55 kilometre.

Kış aylarında bölge yoğun kar alıyor; köşkün ormanla birlikte oluşturduğu manzara asıl bu mevsimde etkileyici oluyor. Ancak yol koşulları zorlaşabildiği için ulaşımı önceden planlamak gerekiyor. Yaz aylarında ise sarıçam ormanı yürüyüş için elverişli.

Sarıkamış'a gelmişken görülmesi gereken bir başka yer, 1914-1915 kışında yaşanan Sarıkamış Harekâtı'nın anıtı ve şehitliği. Köşkün temsil ettiği "barış zamanı Rus Sarıkamış'ı" ile birkaç yıl sonra yaşanan felaket arasındaki karşıtlık, ilçeyi gezerken en çok düşündüren şey oluyor.

Sonuç: adı yanlış, hikâyesi gerçek

Bir sonraki ziyaretinizde tabeladaki adı görünce şaşırmayın. "Katerina" burada tarihsel bir kişiyi değil, halkın bir yapıya yakıştırdığı adı gösteriyor.

Yapının gerçek hikâyesi ise şu: Anadolu'nun kuzeydoğusunda, kırk yıl boyunca başka bir devletin sınırları içinde kalmış bir kasaba ve o dönemden kalan ahşap bir köşk. Adı değil ama duvarları doğru anlatıyor.