Milano’dan aldığınız ayakkabının dikişi üç ay sonra atıyor. Barselona’dan getirdiğiniz kulaklık altıncı ayda susuyor. Çoğu gezginin refleksi aynı: “Yurtdışından aldım, garantisi yok.”
Oysa Avrupa Birliği’nde satın alınan tüm mallar, malı teslim aldığınız andan itibaren asgari iki yıllık bir garantiyle geliyor. Üstelik ilk bir yıl boyunca ispat yükü sizde değil.
Bu yazıda AB’nin yasal garanti düzenini Komisyon’un kendi ifadeleriyle aktarıyor, Türkiye’den giden bir alıcı için bunun pratikte ne anlama geldiğini netleştiriyoruz.
Kısa cevap: asgari iki yıl, mağazanın vaadinden bağımsız
Komisyon’un ifadesi net: malları teslim aldığınız andan itibaren asgari 2 yıllık garanti hakkınız her zaman vardır.
Buradaki “yasal garanti”, mağazanın kendi verdiği ticari garantiden farklı. Ticari garanti bir ek; yasal garanti ise satıcının kanundan doğan yükümlülüğü. Yani kutuda “1 yıl garanti” yazması, iki yıllık yasal hakkı ortadan kaldırmıyor.
Önce onarım ya da değişim, sonra para iadesi
Talep edebileceklerinizin bir sırası var ve bunu bilmek tartışmayı kısaltıyor. Komisyon’un düzeni şöyle:
- Satıcı, malları ücretsiz olarak onarmak ya da değiştirmek zorunda.
- Bu imkânsızsa, ya da satıcı bunu makul bir sürede ve size önemli bir zahmet vermeden yapamıyorsa, tam ya da kısmi para iadesine hak kazanırsınız.
Yani “paramı geri istiyorum” ilk adım değil; ama onarım uzarsa ya da sizi zora sokarsa devreye giren bir hak.
İlk yıl: ispat yükü satıcıda
Bu, düzenin en güçlü ve en az bilinen tarafı. Komisyon’un ifadesiyle: bir kusur teslimden itibaren 1 yıl içinde ortaya çıkarsa, kusurun teslim anında var olduğunu ispat etmek zorunda değilsiniz.
Yük tersine dönüyor: satıcı, kusurun satın alma anında mevcut olmadığını ispat etmek zorunda.
Dahası, bazı AB ülkeleri bu ters çevrilmiş ispat yükünü 2 yıla kadar uzatıyor. Yani hangi ülkeden aldığınız, hakkınızın kapsamını doğrudan etkiliyor.
Pratik sonucu şu: ilk yıl içinde ortaya çıkan bir arızada “siz kırmışsınızdır” savunması, satıcının kanıtlaması gereken bir iddia hâline geliyor.
İkinci el de kapsamda
Sık sorulan bir soru. Profesyonel satıcılardan alınan ikinci el mallar da aynı iki yıllık korumadan yararlanıyor.
Tek fark, tarafların anlaşabilmesi: süre asgari 1 yıla kadar indirilebiliyor. Yani ikinci el bir ürün alırken sözleşmede bu yönde bir madde olup olmadığına bakmak gerekiyor — ama koruma hiçbir durumda bir yılın altına inemiyor.
Dijital ürünler ve hizmetler de dahil
Kapsam yalnızca fiziksel mallarla sınırlı değil. Aynı iki yıllık garanti, uygulamalar, müzik ve bulut depolama gibi dijital ürünler için de geçerli.
Ve dikkat çekici bir ayrıntı: bu koruma, ödemeyi parayla değil kişisel verinizle yaptığınız durumlarda bile işliyor. “Ücretsiz” diye kullandığınız bir hizmet, veri karşılığında sunuluyorsa hukuken bedelsiz sayılmıyor.
Türkiye’den alıcı için gerçekçi tablo
Burada dürüst olmak gerekiyor. Yasal garanti satıcıya karşı doğan bir hak ve mal AB’de satıldığı için doğuyor. Ancak bu hakkı Türkiye’den kullanmak, AB içinde kullanmaktan pratikte daha zor.
Bu yüzden alışveriş sırasında atılacak adımlar sonradan yürütülecek her süreçten değerli:
- Fişi ve fatura bilgisini saklayın. Teslim tarihi, iki yıllık sayacın başlangıcı.
- Satıcının tam unvanını ve adresini not edin. Talep, markaya değil satıcıya yöneltiliyor.
- İletişimi yazılı yürütün. E-posta, tarih ve içerik olarak kanıt değeri taşıyor.
- Zincir mağazaysa Türkiye’deki temsilciliğini sorun. Aynı marka olması hukuki sonucu otomatik doğurmaz, ama pratik çözüm sağlayabilir.
- Kartla ödeyin. Ödeme kaydı hem tarihi hem tutarı belgeliyor. Kart kullanırken en çok kaybettiren kur seçeneğini DCC yazımızda anlattık.
Yeni bir etiket geliyor
Komisyon’un sayfasında, yasal garantiye ilişkin bir bildirim ve GARAN etiketi de anılıyor. Amaç, tüketicinin iki yıllık hakkını satın alma anında görebilmesi.
Ancak ilgili sayfada uygulama tarihi verilmiyor; bu yüzden takvim için resmî duyuruları izlemek gerekiyor. Yön belli: hak zaten var, eksik olan görünürlüğü.
Alışverişten önce
- Kutudaki süreye değil kanuna bakın. Asgari iki yıl, satıcının vaadinden bağımsız.
- Sırayı bilin. Önce ücretsiz onarım ya da değişim; imkânsızsa veya makul sürede olmuyorsa iade.
- İlk yılın avantajını kullanın. Kusurun teslimde var olduğunu ispat etmek zorunda değilsiniz.
- Hangi ülkeden aldığınız fark eder. Bazı ülkeler ters ispat yükünü iki yıla uzatıyor.
- İkinci elde sözleşmeye bakın. Süre bir yıla indirilebiliyor, daha aşağıya değil.
- Dijital ürünü de kapsamda sayın. Veriyle ödediğiniz hizmetler dahil.
Gümrükte karşınıza çıkacak eşya değeri sınırlarını AB giriş muafiyetleri yazımızda, gümrüksüz alışverişteki değişikliği ayrı bir yazıda, KDV iadesini ise vergi iadesi yazımızda ele aldık.
Uzun süreli taahhütlerde geçerli cayma haklarını devre mülk yazımızda, sık karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerini 12 seyahat dolandırıcılığı yazımızda, uçuş ve konaklama haklarınızı ise Seyahatte Haklar bölümünde bulabilirsiniz.
Özetle
Avrupa Birliği’nde satın alınan tüm mallar, teslim alındığı andan itibaren asgari 2 yıllık yasal garantiyle geliyor ve bu hak satıcının kendi ticari garantisinden bağımsız. Talep sırası belirli: satıcı önce malı ücretsiz onarmak ya da değiştirmek zorunda; bu imkânsızsa ya da makul sürede ve önemli zahmet vermeden yapılamıyorsa tam veya kısmi para iadesi gündeme geliyor. En güçlü koruma ilk yılda: kusur teslimden itibaren 1 yıl içinde ortaya çıkarsa, kusurun teslim anında var olduğunu ispat etmek zorunda değilsiniz — ispat yükü satıcıya geçiyor ve bazı AB ülkeleri bu süreyi 2 yıla uzatıyor. Profesyonel satıcılardan alınan ikinci el mallar da aynı korumaya tabi; taraflar süreyi asgari 1 yıla indirebiliyor, daha aşağıya değil. Aynı iki yıllık garanti uygulama, müzik ve bulut depolama gibi dijital ürünler için de geçerli — hatta ödeme parayla değil kişisel veriyle yapıldığında bile. Komisyon ayrıca yasal garantiye ilişkin bir bildirim ve GARAN etiketinden söz ediyor; ilgili sayfada uygulama tarihi belirtilmiyor.



