Meksika'nın Ortasında Bir Türk Zafer Takı: Mérida'nın 1906 Sürprizi
Meksika'nın Yucatán yarımadasındaki Mérida kentinde, 1906 yılında görkemli bir zafer takı yükseliyordu. Üzerinde ay-yıldızlı bayraklar, doğu motifleri ve "La Colonia Turca" (Türk Kolonisi) yazısı vardı. Meksika'nın göbeğinde bir Türk zafer takı... İlk bakışta şaşırtıcı ama gerçek. Yalnız bu hikâyenin, göründüğünden biraz daha katmanlı bir yanı var ve onu doğru anlatmak gerekiyor.
Porfirio Díaz'ın Ziyareti ve Zafer Takları
1906 yılının şubat ayında, Meksika Devlet Başkanı Porfirio Díaz Yucatán'ı ziyaret etti. Bu ziyaret büyük bir tören havasında karşılandı. Kentteki "Zafer Takları Komisyonu", Díaz'ın geçeceği güzergâh boyunca farklı yabancı topluluklara (kolonilere) yer tahsis etti; her topluluk kendi zafer takını inşa edecekti. Böylece güzergâh üzerinde İspanyol, Çinli, Alman ve Türk kolonilerine ait taklar yükseldi.
Türk Kolonisi'nin diktiği tak, en dikkat çekici olanlardan biriydi. Ay-yıldız sembolü, ince arabesk süslemeler ve zengin doğu motifleriyle bezenmişti; üzerini simgesel bir hilal taçlandırıyordu. 20. yüzyılın başında Mérida'yı tanımlayan kültürel çeşitliliğin bir yansımasıydı.
Peki Bu "Türkler" Kimdi?
İşte doğru anlatılması gereken kısım burası. Meksika'da "Los Turcos" (Türkler) olarak anılan bu topluluk, aslında büyük ölçüde Osmanlı İmparatorluğu tebaası olan Araplardı — çoğunlukla bugünkü Lübnan, Suriye ve Filistin bölgelerinden gelen göçmenler. 19. yüzyılın sonundan 20. yüzyılın başına kadar Osmanlı topraklarından Amerika kıtasına yoğun bir göç yaşandı; bu göçmenler Osmanlı pasaportu taşıdıkları için Latin Amerika'da genel olarak "Türk" diye adlandırıldılar.
Yani "Türk Kolonisi" ifadesi, etnik değil, tabiiyet temelli bir adlandırmaydı. Bu topluluğun büyük bölümü Arapça konuşan Hristiyan ve Müslüman göçmenlerdi. Bu ayrımı yapmak, tarihi doğru anlatmak için önemli; aksi halde bir göç dalgasının kimliği yanlış aktarılmış olur. Yine de bu göçmenlerin Osmanlı coğrafyasından geldiği ve o dönem kendilerini imparatorlukla ilişkilendirdiği de bir gerçek.
Osmanlı Göçünün Latin Amerika'daki İzleri
Bu "Türk" (yani Osmanlı tebaası) göçmenler, Latin Amerika'nın pek çok ülkesinde derin izler bıraktı. Ticaretle uğraştılar, dükkânlar açtılar, zamanla ekonominin ve toplumun önemli bir parçası oldular. Bugün Meksika, Brezilya, Arjantin ve daha birçok ülkede "turco" soyadlı ya da kökenli çok sayıda aile bulunuyor. Hatta bazı ünlü Latin Amerikalı iş insanları ve siyasetçiler bu göç dalgasının torunlarıdır.
Mérida'daki zafer takı, işte bu göç hikâyesinin görkemli bir anıydı. Bir topluluğun, yeni vatanına ne kadar entegre olduğunu ve kendini nasıl temsil ettiğini gösteren bir sahne. Ne yazık ki bu tür geçici törensel yapılar kalıcı değildi; tak da zamanla ortadan kalktı ve bugün yalnızca fotoğraflarda yaşıyor.
Yucatán'ı Gezmek
Bu hikâyeden bağımsız olarak Yucatán, dünyanın en zengin kültürel coğrafyalarından biri. Mérida, sömürge dönemi mimarisi, renkli sokakları ve canlı kültürüyle başlı başına görülmeye değer. Çevresinde Chichén Itzá ve Uxmal gibi Maya antik kentleri, cenoteler (yeraltı su kuyuları) ve Karayip kıyıları uzanır. Bir Türk gezgin için Mérida'yı gezerken, bir asır önce burada bir "Türk zafer takı"nın yükseldiğini bilmek, şehre bambaşka bir gözle bakmayı sağlıyor.
Dünyanın dört bir yanındaki Osmanlı ve Türk göç izleri için Dünyada Türk İzleri haritamızı keşfedebilirsiniz.
"Los Turcos": Bir Adlandırmanın Hikâyesi
Latin Amerika'da "turco" (Türk) kelimesinin bu kadar yaygınlaşması, başlı başına ilginç bir dil ve tarih olayı. 19. yüzyılın sonunda Osmanlı topraklarından, özellikle bugünkü Lübnan, Suriye ve Filistin'den yola çıkan göçmenler, ellerinde Osmanlı pasaportu taşıyordu. Vardıkları ülkelerin yetkilileri, bu belgeye bakarak onları "Türk" olarak kaydetti. Böylece Arapça konuşan, çoğu Hristiyan bu göçmenler, bir anda "los turcos" oldular.
Bu adlandırma zamanla o kadar yerleşti ki, göçmenler ve torunları bile bir süre bu ismi kullandı — Mérida'daki zafer takının üzerindeki "La Colonia Turca" yazısı da bunun bir örneği. Kimlik ile tabiiyet arasındaki bu bulanıklık, göç tarihinin sık rastlanan bir özelliğidir. İnsanlar geldikleri devletin adıyla anılır, ama etnik ve kültürel kimlikleri çok daha karmaşıktır.
Bugün bu göç dalgasının torunları, Latin Amerika'nın her alanında karşımıza çıkıyor. İş dünyasından siyasete, sanattan spora kadar pek çok tanınmış isim bu kökten geliyor. Bu yönüyle "los turcos" hikâyesi, aslında göçün, uyumun ve kimliğin nasıl iç içe geçtiğinin güzel bir örneği. Osmanlı coğrafyasının izlerini dünyanın en beklenmedik köşelerinde bile bulmak mümkün; Mérida'daki o zafer takı, bunun görkemli bir kanıtıydı.
Sıkça Sorulan Sorular
Mérida'daki Türk zafer takı gerçek mi?
Evet. 1906'da Devlet Başkanı Porfirio Díaz'ın ziyareti için "Türk Kolonisi" tarafından dikilen zafer taklarından biriydi. Bugün yalnızca fotoğraflarda mevcut.
Bu "Türkler" etnik Türk müydü?
Büyük ölçüde hayır. Osmanlı tebaası olan, çoğunlukla Lübnan ve Suriye kökenli Arap göçmenlerdi; Osmanlı pasaportu taşıdıkları için "Türk" diye anıldılar.
Bu göç neden oldu?
19. yüzyıl sonu-20. yüzyıl başında Osmanlı coğrafyasından ekonomik ve siyasi nedenlerle Amerika kıtasına yoğun bir göç yaşandı; Latin Amerika bu göçün önemli varış noktalarındandı.



