Letonya'yı ziyaret eden gezginlerin büyük çoğunluğu Riga'nın renkli Art Nouveau sokaklarını, Baltık kıyısındaki kumsalları ya da Gauja Nehri vadisindeki ormanları hedefler. Ancak Riga'dan yaklaşık 90 kilometre kuzeydoğuda, ortaçağdan kalma taş kalesiyle ünlü küçük Cēsis şehrinde, çoğu Türk gezginin bile bilmediği bir yer var: 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda esir düşüp bu topraklarda hayatını kaybeden 26 Osmanlı askerinin gömülü olduğu küçük bir mezarlık. Tarihin bu sessiz köşesi, hem 19. yüzyılın acımasız savaş gerçeğini hem de bugün bakım ve tanıtım tartışmalarıyla gündeme gelen bir mirası bir arada taşıyor.
93 Harbi'nin İzleri Baltık'a Nasıl Ulaştı?
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Türk tarihinde "93 Harbi" olarak anılır ve Osmanlı Devleti için ağır bir yenilgiyle sonuçlanmıştır. Savaşın en kanlı cephelerinden biri, bugünkü Bulgaristan sınırları içindeki Plevne (Pleven) kuşatmasıydı. Osman Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri aylarca direndikten sonra teslim olmak zorunda kaldı; bu teslimiyetle birlikte binlerce Osmanlı askeri Rus ordusuna esir düştü. Rus İmparatorluğu, aldığı esirleri imparatorluğun farklı bölgelerine dağıtarak sevk etti — bunlar arasında bugünkü Baltık ülkeleri de vardı. Cēsis'e (o dönemki Alman adıyla Wenden) getirilen Osmanlı esirleri arasında, ağır yaralı olanlar ile sert Baltık kışına ve dönemin bulaşıcı hastalıklarına dayanamayanlar burada hayatını kaybetti. Kayıtlara göre bu şekilde ölen asker sayısı 26'dır.
Mezarlık uzun süre sahipsiz kalmış, ancak 1937 yılında dönemin Türkiye'nin Tallinn Büyükelçiliği'nin girişimiyle düzenli bir anıt mezarlık haline getirilmiştir. Bugün yaklaşık 3.800 metrekarelik alana yayılan mezarlıkta, her mezarı temsil eden hilal-yıldız motifli taş işaretler bulunuyor ve girişteki anıt taşında Türkçe ve Letonca olarak "Plevne'de esir düşüp Cēsis'te hayatını kaybeden 26 Türk askeri" ibaresi yer alıyor.
"Mezarlık" mı, "Şehitlik" mi? Ziyaretçilerin Dile Getirdiği Bir Ayrıntı
Cēsis'i ziyaret eden bazı Türk gezginler, mezarlığın girişindeki tabelada "Türk erlerinin mezarlığı" ifadesinin kullanıldığını, oysa savaşta hayatını kaybetmiş askerler için Türkçede daha anlamlı bulunan "Türk Şehitliği" ibaresinin tercih edilmesi gerektiğini dile getiriyor. Bu, kelime seçiminden kaynaklanan küçük ama duygusal bir ayrıntı; resmi tabelanın büyük olasılıkla doğrudan Latvia tarafındaki kayıtlardan çevrildiğini, "şehit" kavramının Türkçeye özgü dini-kültürel bir anlam taşıdığını ve bu nüansın çeviri sürecinde kaybolmuş olabileceğini akılda tutmakta fayda var.
Aynı ziyaretçiler, alanın zaman zaman bakımsız göründüğünü, ot temizliği ve genel düzenleme açısından beklenen özenin her zaman gösterilmediğini de belirtiyor. Bu gözlemler bireysel ziyaretçi izlenimleri olarak değerlendirilmeli; nitekim son yıllarda mezarlık, Türkiye'den üst düzey resmi ziyaretlere de sahne oldu. 2022 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı, 17 yıl aradan sonra buraya gelen ilk bakan düzeyindeki ziyaretçi olarak anıtı ziyaret etti; ayrıca çeşitli tarihlerde Türk Genelkurmay ve donanma heyetleri de NATO toplantıları vesilesiyle mezarlığa uğradı. Bu ziyaretler, alanın Türkiye'nin dış temsilcilikleri tarafından takip edildiğini gösteriyor; yine de ziyaretçilerin dile getirdiği bakım ve tabela eleştirileri, TİKA gibi kurumların kalıcı bir restorasyon ve düzenli bakım projesiyle buraya daha görünür şekilde destek vermesinin, hem tarihi hafızayı hem de Türkiye-Letonya ilişkilerini güçlendirecek anlamlı bir adım olabileceğine işaret ediyor.
Cēsis'in Kendisi: Baltık'ın Saklı Kalesi
Türk şehitliğini ziyaret etmek isteyenler için iyi haber, Cēsis'in tek başına da gezilmeye değer bir Letonya şehri olması. Gauja Milli Parkı'nın kalbinde, nehir vadisine kurulu bu küçük şehir, 1206 yılına kadar uzanan kayıtlarıyla Letonya'nın en eski yerleşimlerinden biri. Şehrin sembolü, 13. yüzyılda Livonya Şövalyeleri tarafından inşa edilen ve yüzyıllar boyunca tahrip edilip yeniden şekillenen Cēsis Kalesi'dir; bugün kalenin taş kuleleri fener ışığıyla gezilebiliyor, çevresindeki 1812 tarihli romantik kale parkı ise gölet, patikalar ve egzotik bitkilerle ziyaretçileri karşılıyor. Şehir merkezindeki 13. yüzyıl yapımı Aziz Yuhanna (St. John's) Kilisesi, kobblestone sokaklar ve renkli ahşap evler, Cēsis'e klasik bir Baltık masalı havası veriyor. 1919'daki Cēsis Muharebesi, Letonya'nın bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktalarından biri olarak şehrin tarihine ayrı bir katman ekliyor.
Nasıl Gidilir, Ne Zaman Ziyaret Edilir?
Cēsis, Riga'dan yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta ve şehre ulaşım oldukça kolay. Riga'nın Otobüs ve Tren Garı'ndan (Centrālā stacija) kalkan trenlerle yaklaşık 1 saat 15 dakika ile 1,5 saat arasında, birkaç avroluk bir bilet ücretiyle Cēsis'e ulaşmak mümkün. Otomobil ile A2 karayolu üzerinden yolculuk yaklaşık 1-1,5 saat sürüyor. Türk şehitliği şehir merkezine yakın, yürüme mesafesinde konumlanıyor; ziyaret için özel bir randevu veya izin gerekmiyor, alan açık ve serbestçe gezilebiliyor. En uygun ziyaret dönemi, Gauja Vadisi'nin yeşillendiği ve hava koşullarının ele elverişli olduğu mayıs-eylül ayları arası; kış aylarında ise kar altındaki kale siluetiyle şehir bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Riga merkezli bir gezi planlayanlar için Cēsis, günübirlik bir kaçamak olarak hem tarihi hem doğal güzellikleriyle rahatlıkla programa eklenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Cēsis'teki Türk şehitliğinde kaç asker gömülü?
Kayıtlara ve anıt taşındaki ibareye göre, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Plevne'de esir düşüp Cēsis'te hayatını kaybeden 26 Osmanlı askeri bu alanda gömülüdür.
Türk şehitliğine Riga'dan nasıl ulaşılır?
Riga'dan Cēsis'e tren veya karayoluyla yaklaşık 1-1,5 saatte ulaşılabilir. Şehitlik, Cēsis şehir merkezine yakın bir konumda olup serbestçe ziyaret edilebilir.
Mezarlığın "Türk Şehitliği" yerine "mezarlık" olarak adlandırılmasının bir nedeni var mı?
Bu muhtemelen resmi tabelanın Letonca kayıtlardan çevrilirken "şehit" kavramının Türkçeye özgü anlamının tam karşılığının kullanılmamasından kaynaklanıyor; bazı ziyaretçiler bu ayrımı ve alanın bakımını daha görünür destekle iyileştirilmesi gerektiğini dile getiriyor.
Not: Bu yazıdaki tarihi bilgiler kamuya açık kaynaklardan (Türkiye'nin ilgili büyükelçilik açıklamaları ve haber kayıtları dahil) derlenmiştir; ziyaret öncesi güncel erişim ve açılış bilgilerini yerel kaynaklardan teyit etmeniz önerilir.



