Osmanlı'nın Batı'ya Karşı Koruduğu İki Macar Lideri: Thököly ve Rákóczi
Osmanlı-Macar ilişkileri denince akla çoğu zaman savaşlar, kuşatmalar ve Mohaç gelir. Oysa bu ilişkinin çok daha az bilinen, şaşırtıcı bir yüzü var: Habsburg baskısına karşı direnen ve yenilince Osmanlı'ya sığınan Macar liderleri. Onlar için Osmanlı toprakları bir düşman ülke değil, bir sığınaktı. İki isim bu hikâyenin kahramanı: İmre Thököly ve II. Ferenc Rákóczi. Bugün onların anısı, İzmit ve Tekirdağ'daki müzelerde yaşatılıyor.
İmre Thököly: Orta Macaristan'ın Kralı
17. yüzyılın ikinci yarısında Habsburg yönetimine karşı ayaklanan Macar soyluların başında İmre Thököly (Türkçe kaynaklarda Tökeli İmre) geliyordu. Osmanlı'nın desteğiyle "Orta Macaristan Kralı" olarak tanındı. Ancak 1683 Viyana bozgunu ve ardından gelen yenilgiler, onun ve destekçilerinin kaderini değiştirdi. 1699 Karlofça Antlaşması'nın ardından Thököly, ailesi ve yaklaşık iki bin kişilik maiyetiyle Osmanlı'nın iç bölgelerine yerleştirildi.
Osmanlı, ona İzmit yakınlarında bir çiftlik tahsis etti. Thököly 1705'te, 48 yaşında, "Çiçek Meydanı Çiftliği" olarak bilinen malikânesinde vefat etti ve İzmit'teki Ermeni Mezarlığı'na defnedildi. Eşi Ilona Zrínyi ile birlikte mezarları, 1906'da bağımsız Macaristan'a nakledildi. Bugün İzmit'te ona adanmış bir anı evi bulunuyor.
II. Ferenc Rákóczi: Rodosto'nun Prensi
Hikâyenin ikinci ismi, Thököly'nin üvey oğlu II. Ferenc Rákóczi. Erdel (Transilvanya) prensi olan Rákóczi, 18. yüzyılın başında Habsburg'a karşı büyük bir bağımsızlık savaşı yürüttü. Bu mücadele de yenilgiyle sonuçlanınca, o da Osmanlı'ya sığındı ve 1717'den itibaren Tekirdağ'a (o dönemki adıyla Rodosto) yerleştirildi. Yanında sadık bir maiyet ve ünlü mektup yazarı Kelemen Mikes de vardı.
Rákóczi, ömrünün son yıllarını 1735'e kadar Rodosto'da geçirdi. Bugün Tekirdağ'daki evi, Macar hükümetinin de katkısıyla restore edilerek bir müze ve anı evine dönüştürüldü. Rákóczi'nin naaşı da yıllar sonra, 1906'da, Macaristan'ın Kassa (bugünkü Slovakya'da Košice) kentine götürüldü.
Neden Osmanlı Onları Korudu?
Bu koruma yalnızca bir merhamet meselesi değildi; aynı zamanda pragmatik bir siyasetti. Habsburg'a karşı Macar direnişini desteklemek, Osmanlı için Avrupa'da bir denge unsuru anlamına geliyordu. Ama işin insanî boyutu da gerçekti: yenilmiş, ülkesinden kovulmuş liderlere ve maiyetlerine yıllarca ev sahipliği yapmak, onlara toprak ve gelir tahsis etmek, o dönemin diplomatik geleneğinin ötesinde bir sadakat ilişkisi kurdu. Bugün Macaristan'da bu iki isim, ulusal kahraman olarak anılıyor; Türkiye'de ise anı evleri, iki ülke arasındaki bu sıra dışı dostluğun somut tanıkları.
Macaristan'daki Osmanlı ve Türk izlerini merak edenler için Budapeşte'deki Osmanlı dönemi Müslüman mezarları ve Gül Baba yazımız da tamamlayıcı bir okuma sunuyor.
İki Ülke Arasında Bir Dostluk Köprüsü
Thököly ve Rákóczi'nin hikâyeleri, bugün Türkiye ile Macaristan arasındaki özel bağın da temelini oluşturuyor. Macaristan'da bu iki isim, Habsburg baskısına karşı özgürlük mücadelesi veren ulusal kahramanlar olarak anılıyor. Onların Osmanlı topraklarında sığınak bulmuş olması, iki halk arasında yüzyıllar öncesine dayanan bir sempati ve akrabalık duygusunun kaynağı. Nitekim Macaristan'da bugün bile "Türk-Macar kardeşliği" sıkça dile getirilen bir kavram.
Bu bağın somut izleri, hem Türkiye'de hem Macaristan'da yaşatılıyor. İzmit'teki Thököly Anı Evi ve Tekirdağ'daki Rákóczi Müzesi, Macar hükümetinin de katkılarıyla düzenlenmiş, iki ülkenin ortak mirasını sergileyen mekânlar. Tekirdağ, "Rodosto" adıyla Macar tarihinde özel bir yere sahip; her yıl Macaristan'dan gelen ziyaretçiler bu evi görmeye geliyor. Bazı yıllarda düzenlenen anma etkinlikleri, bu dostluğu canlı tutuyor.
Tarih boyunca Osmanlı'nın Avrupalı mültecilere kucak açması yalnızca bu iki isimle sınırlı değildi. 1848 Macar ve Leh mültecileri, çeşitli dönemlerde Osmanlı'ya sığınan siyasi figürler de bu geleneğin parçası. Osmanlı'nın bu tutumu, hem stratejik bir denge politikası hem de dönemin diplomatik geleneğinin ötesine geçen bir misafirperverlik örneğiydi. Bugün bu anı evlerini ziyaret etmek, sadece iki liderin değil, iki halkın kesişen kaderini de yakından görmek anlamına geliyor.
Türkiye ve Macaristan'ı birlikte gezmek isteyenler için bu iki anı evi, iki halkın kesişen tarihini yakından görmenin harika bir yolu. İzmit ve Tekirdağ'daki bu mekânlar, savaşların ve antlaşmaların ötesinde, insani bir dayanışmanın ve dostluğun anıtları olarak duruyor. Bir liderin, ülkesinden kovulduktan sonra yıllarca bir başka devletin misafiri olarak yaşaması ve orada hatırasının bugüne dek yaşatılması, tarihte pek sık rastlanmayan bir dostluk hikâyesi.
Bu hikâyeler, tarihin sadece savaşlardan ve rekabetten ibaret olmadığını; dostlukların, sığınmaların ve beklenmedik dayanışmaların da tarihin bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Thököly ve Rákóczi, iki halkın kalbinde yüzyıllar sonra bile yaşayan iki köprü. Onların anısına ayakta duran anı evleri, geçmişin acılarını değil, kurulan bağların gücünü anlatıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İmre Thököly kimdir ve nerede gömülü?
Habsburg'a karşı direnen, Osmanlı'nın "Orta Macaristan Kralı" olarak tanıdığı Macar lideridir. 1705'te İzmit'te öldü; mezarı 1906'da Macaristan'a nakledildi.
Rákóczi neden Tekirdağ'da yaşadı?
Habsburg'a karşı bağımsızlık savaşı yenilince Osmanlı'ya sığındı ve 1717-1735 arasında Tekirdağ'da (Rodosto) yaşadı. Evi bugün müzedir.
Bu anı evlerini ziyaret edebilir miyim?
Evet. İzmit'te Thököly Anı Evi, Tekirdağ'da Rákóczi Müzesi ziyarete açıktır ve iki ülke arasındaki tarihî bağı anlatır.



